Türk Anayasa Hukuku Sİtesi
www.anayasa.gen.tr

(Bu Sayfanın Yayın Tarihi: 30 Mart 2017)

 

“Devlet” Kelimesi Üzerine
ikinci Deneme
“Mülk”, “Dırjava” ve “Gosudarstvo”
 Kelimeleri Hakkında Bazı Düşünceler

 

 

Kemal Gözler*

Bu makale, Türkiye Günlüğü dergisinin 2017 Kış sayısında yayınlanan “‘Devlet’ Kelimesi Üzerine Bir Deneme” başlıklı makaleme[1] ek nitelikte bir küçük makaledir. Söz konusu makalemi anayasa.gen.tr’de yayınladıktan sonra iki okuyucumdan gelen sorular üzerine bu makaleyi yazma ihtiyacını hissettim. Eğer bu sorular, asıl makaleyi yazarken aklıma gelseydi, bu ek makalede yazdıklarımı asıl makalede yazardım. Şimdi bunu birkaç hafta gecikmeyle yapıyorum.

Bu makale hâliyle ilk makalenin devamı niteliğindedir. İlk makaleyi okumayanlara, bu makaleyi okumadan önce, ilk makaleyi[2] okumalarını tavsiye ederim.

Bu ikinci makalede “devlet” kelimesi yerine kullanılan “mülk” kelimesinin ve keza Slav dillerinde “devlet” kelimesi için kullanılan “Dırjava” ve “Gosudarstvo” kelimelerinin etimolojisinden yola çıkarak bu kelimelerin kullanıldığı toplumlarda devlet kurumunun mahiyeti hakkında bazı spekülasyonlarda bulunulmaktadır.

Belirtmek isterim ki gerek ilk makale, gerekse bu ikinci makale birer “deneme”dir. Bu denemelerde ileri sürdüğüm düşüncelerin doğru oldukları gibi bir iddiam yoktur. Bu düşüncelerin doğruluğunu ispat etmenin mümkün olmadığının farkındayım. Ama bu tür düşüncelerin tartışılmasında büyük yarar olduğunu düşünüyorum.

I. MÜLK KELİMESİ ÜzERİNE

Sayın Emin Şirin, “‘Devlet’ Kelimesi Üzerine Bir Deneme” başlıklı makalem hakkında gönderdiği bir e-postada bana şu soruyu sordu:

“Belki ‘Adalet, mülkün temelidir’ cümlesindeki ‘mülk’ kelimesini incelemek lazım… Acaba orada, daha statik bir durum bulunabilinir mi?”

Arapça “mülk (ﻣﻠﻚ)” kelimesinin kökünde “mim (م)”, “lam (ل)” ve “kef (ك)” aslî harfleri bulunur. Bu aslî harfler, daima sahiplenme, elde etme, el koyma, hakimiyet kurma olgusuna işaret eder[3]. Mülk, malik, melik, temlik, temellük, memlük, mülkiyet, emlak, istimlak, memleket ve malikane gibi kelimeler, hep aynı aslî harflere sahiptir; yani aynı kökten gelirler.

Mülk kelimesi, ilk anlamıyla, sahip olunan şey, “tasarruf olunan şey” demektir[4]. Devletle ilgili anlamı varsa da bu kelimenin ilk anlamı değil, belki dördüncü veya beşinci sıradaki anlamıdır.

Ayrıca “mülk” kelimesinin devletle ilgili anlamına ilişkin olarak belirtmek gerekir ki, “mülk”, kelimesi “devlet”in kendisini değil, devletin üç unsurundan biri olan toprak unsurunu, yani “ülke” unsurunu ifade eder. Zaten ülke kelimesinin eski karşılığı olan “memleket” kelimesi de, “mülk” ile aynı aslî harflerden (m, l, k) türemiştir. O nedenle “mülk” kelimesinin “devlet” kelimesini tam olarak karşıladığı zaten söylenemez.

“Mülk” devleti değil, “ülke”yi ifade etse bile, bunda da “State / État / Stat / Stato / Estado” kelimelerinde olduğu gibi bir sabitlik olduğunu iddia etmek zordur. Neticede mülk, üzerinde mülkiyet kurulabilen, tasarruf edilebilen, temlik ve temellük edilebilen bir şeydir.

Devlet anlamında kullanılsa bile “mülk” kelimesi, demokrasi, insan hakları ve hürriyet için hoş bir kelime değil. Zira “mülk”, malikin üzerinde mülkiyet hakkına sahip olduğu şeydir. Mülkiyet hakkı da malike mülkü üzerinde kullanma (usus), ürünlerinden yararlanma (fructus) ve tasarrufta bulunma (abusus) yetkilerini verir. Yani malik, mülkü üzerinde serbestçe tasarrufta bulunabilir; isterse onu satabilir, devredebilir, onu işleyip ürünlerinde yararlanabilir, istediği gibi kullanabilir ve hatta arzu ediyorsa onu tahrip de edebilir.

“Mülk” kelimesinin, hukuk devleti, demokrasi, insan haklarına saygı gibi ilkelerin gelişmesi için elverişli bir kelime olmadığı söylenebilir.

Gerçekten de devlet için “mülk” kelimesinin kullanıldığı toplumlarda, yöneticilerin, devlete, bir kamu hizmeti teşkilatı olarak değil de, kendi mülkleriymiş gibi baktıkları söylenebilir. Bu toplumlarda yöneticiler, bir malikin mülkü üzerinde tasarruf ettiği gibi, devlet üzerinde tasarrufta bulunmaya çalışırlar.

İlk makalemizde “devlet” kelimesi için yaptığımız yorumları fazlasıyla “mülk” kelimesi için de yapabiliriz. “Mülk” kelimesinin kullanıldığı toplumlarda, demokrasi ve insan haklarına saygı kültürünün zayıf olduğu söylenebilir. Yine “mülk” kelimesinin kullanıldığı toplumlarda, hukuk devleti anlayışının gelişmediği, devletin vatandaşlarına hukukî güvenlik sağlamada yetersiz kaldığı gözlemlenebilir.

Hâliyle böyle bir gözlem, bu toplumlarda hukuk devleti anlayışının gelişmemesinin sorumlusunun “mülk” kelimesi olduğu anlamına gelmez. Bir kelime, bütün bunların sorumlusu olamaz. Gerçek sorumlu, o toplumdaki hâkim olan devlet ve hukuk kültürüdür. Bu kelime de zaten bu kültürün bir ürünüdür.

ıı. SLAVLAR dEVLETE nE DİYOR?

Aynı incelemeyi Slav dilleri için de yapmamızda yarar vardır. Sadece komşu olduğumuzdan dolayı değil, Balkanlarda yüzlerce yıl birlikte yaşadığımızdan dolayı. Hukuk ve devlet zihniyeti bakımından Türkler ile Slavlar arasındaki benzerliğin, Türkler ile Anglo-Saksonlar arasındaki benzerlikten çok daha fazla olduğunu söylemek herhalde bir abartı olmayacaktır.

1. Bulgarcada Devlet: “Държава (Dırjava)”

Değerli dostum Gürcan Durmaz, yukarıda belirttiğim ilk makalemi okuyunca bana telefonla “Bulgarcada ‘devlet’ kelimesi ne? O hangi kökten geliyor? Bu iş onlarda nasıl?” diye sordu. Kendisine bu ilham verici soru için teşekkür ediyorum.

Bulgarcada “devlet” kelimesinin karşılığı “държава (dırjava)”dır[5]. “Държава (dırjava)” kelimesi Bulgarcada “държа (dırja)” fiilinden gelir. “Държа (dırja)” tutmak, elde etmek, sahip olmak demektir[6]. Bulgarcada devlet teriminin kökünde tutma, elde etme, sahip olma olgusu vardır. Bu olgu, biraz yukarıda incelediğimiz Arapça/Türkçe “mülk” kelimesinde de vardır. Kanımca “държава (dırjava)” ile bizdeki “mülk” kelimesi aynı şeyi ifade eder.

“Dırjava” kelimesi sadece Bulgarcada değil, bütün güney Slav dillerinde vardır: Bu kelime, Sırpçada[7] ve Makedoncada[8] “Држава”; Boşnakçada[9], Hırvatçada[10] ve Slovencede[11] “Država” şeklinde yazılıyor.

“Държава (dırjava)” kelimesinin ilk anlamına bakarak, güney Slav toplumlarındaki anlayışa göre, devlet kavramının özünde, tutma, elde etme, sahip olma olgularının bulunduğu iddia edilebilir. Yani bu milletlerin kültüründe devlet “tutulan”, “elde edilen”, “sahip olunan” bir şeydir. Devlet, tutulabilen, elde edilebilen, sahip olunabilen bir şey ise, onu yakalamak, ele geçirmek, ona sahip olmak için mücadele edilmesi de hâliyle meşru ve olağan bir şeydir. Keza yukarıda “mülk” kelimesi için yaptığımız bütün olumsuz yorumlar, “държава (dırjava)” kelimesi için de yapılabilir.

2. Rusçada Devlet: “Госуда́рство (Gosudarstvo)”

Rusçada “devlet” kelimesinin karşılığı “госуда́рство (gosudarstvo)”dur. Bu kelimenin “господа́рь (gospodar)” kelimesinden geldiği not edilmektedir[12]. “Господа́рь (gospodar)” kelimesi ise eski Slavcada bulunan “bey”, “ağa” (isterseniz “lord” da diyebilirsiniz) anlamına gelen “господь (gospod)” kelimesinden gelir[13].

“Господа́рь (gospodar)” kelimesi Osmanlı tarihinde de bilinen ve kullanılan bir kelimedir. “Gospadarlık”, “Balkanlar’da Osmanlı hâkimiyeti devrinde idarecilik, toprak ağalığı anlamında kullanılan bir unvan ve müessese”dir[14]. Bu konuda daha fazla bilgi için TDV İslam Ansiklopedisinin İlber Ortaylı tarafından kaleme alınmış “gospadarlık” maddesine bakılabilir[15].

Görüldüğü gibi Rusçada “devlet” kavramı için kullanılan “госуда́рство (gosudarstvo)” kelimesi ilk anlamıyla “ağalık”, “beylik” demektir. Kelimenin köküne bakarak, Rus zihniyetinde devletin “beylik” anlamına geldiğini söyleyebiliriz. Rus kültüründe, “devlet” kavramının devletin sahibine atfen oluşturulduğu söylenebilir. Etimolojisine bakarak Rus zihniyetinde, devletin, doğrudan doğruya, sahibine izafeten tanımlandığı görülüyor. Ortada bir “bey (господа́рь)” var, beyin sahip olduğu kuruma da “beylik (госуда́рство)” diyorlar.

Yani Rusçada devlet olgusu, bu olgu için kullanılan “госуда́рство (gosudarstvo)” kelimesinin gösterdiği gibi, çok somutlaşmış ve şahsîleştirilmiştir. Devlet, adeta devlet başkanının beyliğidir. Bugünkü Rusya’nın “Putin Beyliği (Путинский Госуда́рство)” olduğu ve bunun da Rus kültürüyle uyum içinde olduğunu iddia edebiliriz. Aynı şeyi, geriye doğru giderek, SSCB döneminde Brejnev, Krusçev, Stalin için de söyleyebiliriz. Aynı iddia Rus çarlarından bazıları için de geçerlidir.

İlave edelim ki, Rusya, “beylik”in, yani devletin “bey” ile özdeşleştiği dönemlerde “büyük” oluyor. Çünkü böyle dönemlerde elbise kendi üstüne çok iyi oturuyor; öz ile biçim uyuşum içinde oluyor. Rusya’da “bey” ne kadar güçlü olursa, “beylik” de, yani “devlet” de o kadar güçlü oluyor.

Ne var ki, bu güçlü “beyler”in döneminde ülkede demokrasinin, hürriyetin ve insan haklarının esamesi okunmuyor. Zaten bir “beylik”te, bir “ağalık”ta kuvvetler ayrılığı olmaz. “Beylik (gosudarstvo)”, “bey (gospodar)”in istediğini yapabileceği bir yerdir.

Rus kültürü, insan haklarına saygılı ve demokratik bir kültür müdür? Sanmıyorum. Bir tüzel kişi olan devlet kavramına bile soyut bir isim bulamamış, bu tüzel kişiye, onun içindeki en güçlü kişiye izafeten isim vermiş bir kültür, nasıl olacak da demokratik bir kültür olacak? Çok zor.

* * *

“Beylik” kelimesi, bizde de var. Bu kelime bizde hiç olmazsa Osmanlı devletinin kuruluş aşamasında kullanılmıştır. Devlet terimi açısından Türklerin Ruslardan daha ileri olduğunu, Türklerin “beylik” kelimesini yüzlerce yıl önce terk edip, ondan daha ileri, ondan daha genel ve soyut bir kavram olan “devlet” kelimesini kullanmaya başladıklarını, devlet kelimesinde yeterince soyutlamanın bulunduğunu, Türkçedeki “devlet” kelimesinde bir yöneticiye izafetin olmadığını, bunun ise demokrasi ve hürriyet için “beylik” kelimesine göre daha elverişli olduğunu düşünüyorum.

* * *

Ekleyelim: Lehçede “devlet” anlamında kullanılan “państwo” kelimesinin kökünde de “bey”, “efendi”, “soylu” anlamına gelen “pań” kelimesi bulunur[16]. Yani “państwo” da bir nevi “beylik” demektir.

3. Çekçe ve Slovakçada Devlet: “Stát” ve “Štát”

Çekçede “devlet” için “Stát”[17], Slovakçada “Štát”[18] kelimesi kullanılmaktadır. Her ikisi de ilk makalemizde incelediğimiz Batı dillerindeki “State / Etat / Staat” gibi kelimelerle aynı kökten (sta-) gelmektedir. Önceki makalemizde açıkladığımız gibi, “sta-” kökü daima bir sabitliği, statik bir durumu ifade eder.

Çek ve Slovaklar konumları itibarıyla Batı Avrupa ile iç içedir. Bu nedenle onların kültüründen etkilenmiş oldukları ve güney Slavlarının kullandıkları “tutma”, “elde etme”, “sahip olma” anlamına gelen “dırjava” kelimesini veya Rusların “beylik” anlamına gelen “Gosudarstvo” ve yine aynı anlama gelen Lehlerin “państwo” kelimesini değil, devlet kavramını ifade etmek için komşuları Almanların kullandığı “Staat” kelimesini kullandıkları görülmektedir.

Sonuç

Geçen ay yayınlanan ilk makalemizde, “devlet” kelimesi ile bu kelimenin bazı batı dillerindeki karşılığı olan “State” ve benzeri kelimeler arasında bir karşılaştırma yapmış ve bunların arasında etimolojik farklardan yola çıkarak, “devlet” kelimesinin işaret ettiği kurumun mahiyeti hakkında bazı görüşler ileri sürmüştük. Devlet kelimesinin kullanıldığı toplumlarda devletin elden ele geçen bir top misali tedavül ettiğini, “State” ve benzeri kelimelerin kullanıldığı batı toplumlarında ise devlette bir istikrar ve sabitliğin olduğunu gözlemlemiştik.

Bu ikinci makalede ise devletin bir unsurunu ifade eden “mülk” kelimesinin, ilk anlamıyla, “sahip olunan şey” anlamına geldiğini, bu kelimenin hukuk devleti, demokrasi ve insan haklarına saygılı bir devlet anlayışı için elverişli bir kelime olmadığını gözlemledik.

Aynı gözlemi benzer anlama gelen ve güney Slavları tarafından kullanılan “държава (dırjava)” kelimesi için de yapabiliriz. “Държава (dırjava)” kelimesi, tutmak, elde etmek, sahip olmak anlamlarına gelen “държа (dırja)” fiilinden gelir.

Rusçada “devlet” anlamında kullanılan “госуда́рство (gosudarstvo)” kelimesi ilk anlamıyla “ağalık”, “beylik” demektir. Rus anlayışında devlet kelimesi, sahibine, yani “bey”e izafeten tanımlanmıştır. Rus devlet anlayışının hukuk devleti, demokrasi, insan haklarına saygı gibi ilkelerle uyuşum içinde olmadığını gözlemlemek gerekir.

Slavların içinde sadece Çek ve Slovaklarda, “държава (dırjava)” veya “госуда́рство (gosudarstvo)” kelimeleri terk edilmiş ve batılı kelime olan “Stát” ve “Štát” kelimeleri yerleşebilmiştir. Kelimenin yerleşmiş olmasına bakarak, muhtemelen Slav toplumları içinde, vatandaşlarına hukukî istikrar ve güvenlik sağlamaya en yakın devletlerin Çek ve Slovak devletleri olduğu tahmin edilebilir.  

Kelimelerin etimolojiyle bu kelimelerin ifade ettikleri kurumların kaderlerinin aynı olacağı iddiası bilimsel olarak ispatlanabilecek bir iddia değildir. Ancak, belirli bir toplumda devlet olgusunun özünü anlayabilmek için, bu toplumda bu olguyu ifade etmek için kullanılan kelimelerin etimolojisine de bakmakta yarar olabilir.

12 Nisan 2017



[1].  Kemal Gözler, “‘Devlet’ Kelimesi Üzerine Bir Deneme”, Türkiye Günlüğü, Sayı 129, Kış 2017, s.5-9 (http://www.anayasa.gen.tr/devlet-kelimesi.html).

[2].  Kemal Gözler, “’Devlet’ Kelimesi Üzerine Bir Deneme", Türkiye Günlüğü, Sayı 129, Kış 2017, s.5-9 (http://www.anayasa.gen.tr/devlet-kelimesi.html)

[3].  Hans Wehr’in A Dictionary of Modern Written Arabic sözlüğünde “ﻣﻠﻚ” için “to take in possession, take over, acquire, seize, lay hads, possess, take possession” karşılıkları verilir (Hans Wehr, A Dictionary of Modern Written Arabic, (Edited by J. Milton Cowan), New York, Spoken Language Services, 4. Baskı, 1976, s.1081-1082).

[4].  Şemseddin Sami, Kamus-ı Turki, İstanbul, İkdam Matbaası, 1317, s.1402.

[5].  Т. Томов, М. Филипова-Байрова, А. Спасова, Г. Дорчев, П. Камбуров, Й. Симеонов, Френско-български речник, София, Български Академие на науките, 1992, s.470.

[6].  Атанас Яранов, Кратък българско-Френски Речник, София, Гал-Ико, 1991, s.207.

[7].  https://sr.wikipedia.org/wiki/%D0%94%D1%80%D0%B6%D0%B0%D0%B2%D0%B0

[8].  https://mk.wikipedia.org/wiki/%D0%94%D1%80%D0%B6%D0%B0%D0%B2%D0%B0

[9].  https://bs.wikipedia.org/wiki/Dr%C5%BEava

[10]. https://hr.wikipedia.org/wiki/Dr%C5%BEava

[11]. https://sl.wikipedia.org/wiki/Dr%C5%BEava

[12].         https://ru.wiktionary.org/wiki/%D0%B3%D0%BE%D1%81%D1%83%D0%B4%D0%B0%D1%80%D1%81%D1%82%D0%B2%D0%BE

[13].         https://ru.wiktionary.org/wiki/%D0%B3%D0%BE%D1%81%D0%BF%D0%BE%D0%B4%D0%B0%D1%80%D1%8C

[14]. İzleyen dipnottaki kaynak, Cilt 15, s.116.

[15]. İlber Ortaylı, “Gospadarlık”, TDV İslam Ansiklopedisi, 1996, Cilt 14, s.115-116 (http://www.islamansiklopedisi.info/dia/ayrmetin.php?idno=140116).

[16]. https://en.wiktionary.org/wiki/pa%C5%84stwo#Polish

[17]. https://cs.wikipedia.org/wiki/St%C3%A1t

[18]. https://sk.wikipedia.org/wiki/%C5%A0t%C3%A1t

 

 

(UYARI: Alıntılarda muhakkak bu makalenin ilk defa http://www.anayasa.gen.tr/devlet-kelimesi-ikinci-deneme.html   adresinde yayınlandığı hususu belirtilmelidir).

  

NOT: Bu makale önümüzdeki günlerde Türkiye Günlüğü dergisine göndermeyi düşünğümü bir makalenin hazırlık versiyonudur. Bu makale bir taslak (draft) görülmelidir. Kağıt dergide yayınlanıncaya kadar, bu makalede değişiklik, düzeltme ve geliştirme yapma hakkım saklıdır. Kağıt dergide yayınlandıktan sonra, buraya değil, kitaba veya kağıt dergiye atıf yapılması rica olunur. Kitapta veya Kağıt dergide yayınlanıncaya kadar bu makaleye şu şekilde atıf yapılabilir:

Kemal Gözler, “’Devlet’ Kelimesi Üzerine İkinci Deneme: ’Mülk’, ’Dırjava’ ve ’Gosudarstvo’ Kelimeleri Hakkında Bazı Düşünceler”, http://www.anayasa.gen.tr/devlet-kelimesi-ikinci-deneme.html (Yayın Tarihi: 13 Nisan 2017).

 

SON KİTABIM

Kemal Gözler, Elveda Anayasa: 16 Nisan 2017’de Oylayacağımız Anayasa Değişikliği Hakkında Eleştiriler, Bursa, Ekin, 10 Mart 2017, VIII+192 sayfa. ÇIKTI! (10.3.2017) [Tanıtım]

 

 Elveda Anayasa


(c) 13 Nisan 2017, Kemal Gözler

Ana Sayfa: http://www.anayasa.gen.tr

Editör: Kemal Gözler  

E-mail: kgozler[at]hotmail.com

https://twitter.com/k_gozler 

İlk Konuluş Tarihi: 13 Nisan 2017, Saat 15:00