Türk Anayasa Hukuku Sitesi

www.anayasa.gen.tr

 

 

ADALET BAKANI BEKİR BOZDAĞ’IN “FESİH” VE “SEÇİMLERİN YENİLENMESİ”NİN FARKLI ŞEYLER OLDUĞU YOLUNDAKİ AÇIKLAMASI HAKKINDA BİR İNCELEME

 

Kemal Gözler*

Dün (30 Mart 2017) anayasa.gen.tr’de “‘Fesih’ ve ‘Seçimlerin Yenilenmesi’ Farklı Kavramlar mı?” başlıklı makalemi[1] yayınladıktan sonra aynı konuda Adalet Bakanı sayın Bekir Bozdağ’ın da Twitter aracılığıyla önemli açıklamalarda bulunduğunu gördüm.

Sayın Bekir Bozdağ’ın açıklamalarını makalem yayınlanmadan önce görmüş olsaydım, bu açıklamaları makalemde incelerdim. Şimdi böyle bir incelemeyi bir gün gecikmeyle yapmaya çalışacağım.

Bu makale, aslında dünkü yazdığım makalenin bir tekrarı ve dünkü makalemde ileri sürdüğüm argümanların somut olarak Adalet Bakanı Bekir Bozdağ’ın sözlerine uygulanmasından ibaret. O nedenle bu makalede pek çok tekrar var. Okuyucularımdan şimdiden özür diliyorum.

Sayın Bekir Bozdağ’ın, basına 30 Mart 2017 günü yansıyan 29 Mart 2017 tarihli twitter mesajları şöyledir:

“1) Anayasa değişikliği paketinde Cumhurbaşkanı'nın TBMM'yi fesih yetkisi yoktur; sadece TBMM seçimlerini yenileme yetkisi vardır.

2) ‘Fesih’ ayrı şeydir, ‘seçimlerin yenilenmesi’ ayrı şeydir. ‘Fesih’ ile ‘seçimlerin yenilenmesini’ aynı saymak/göstermek, bu gerçeği değiştirmez.

3) TBMM'nin feshi, TBMM'nin ve TBMM üyelerinin görevini sonlandırır. Yani; feshedilen Parlamentonun ve milletvekillerinin görevi sona erer.

4) Seçimlerinin yenilenmesi, TBMM seçiminin yenilenmesidir. Bu halde TBMM'nin de milletvekillerinin de görevi sona ermez; devam eder.

5) Feshedilen parlamentonun görevi, sona erer. Seçimleri yenilenen parlamento ve vekillerinin görevi ise yenileri seçilene kadar devam eder

6) Bu nedenle Anayasa'da, ‘fesih’ kavramı yerine ‘seçimlerin yenilenmesi’ ibareleri, bilinçli olarak kullanılmıştır.

7) Bunun amacı, ‘istimrar’ ilkesi gereği yasamanın sürekliliğini sağlamak ve ülkeyi hiçbir şartta parlamentosuz bırakmamaktır.

8) Bu nedenle 1982 Anayasasında olduğu gibi anayasa değişiklik paketinde de bilinçli olarak ‘seçimlerin yenilenmesi’ ibareleri kullanılmıştır”[2].

Yukarıdaki açıklamaları adım adım incelemekte yarar vardır.

1. Feshedilen Parlâmentoya Ne Olur?

Adalet Bakanı sayın Bekir Bozdağ, bu soruya şu cevabı veriyor:

“TBMM'nin feshi, TBMM'nin ve TBMM üyelerinin görevini sonlandırır. Yani; feshedilen Parlamentonun ve milletvekillerinin görevi sona erer”[3].

Bu cevaptan, sanki feshedilen parlâmentonun görevinin sonsuza kadar sona erdiği gibi bir anlam çıkıyor. İzleyen cümlelerde de aksi yönde bir açıklama yok. Sayın  Bozdağ, bu konuyu, muhtemelen yer yokluğundan açıkta bırakıyor. Konu hakkında bilgi sahihi olmayan okuyucu fesih durumunda parlâmentonun sonsuza kadar dağıtıldığını sanabilir.

Anayasa hukukunda böyle bir şey asla yoktur. Fesih, parlâmentonun sonsuza kadar dağıtılması demek değildir. Dünkü makalemde açıkladığım gibi, “fesih hakkının kullanılması, yeni bir seçime çağrıdır”[4]. Feshin doğurduğu sonuç, daima parlâmentonun seçimlerinin yenilenmesidir[5]. Dünya anayasalarında parlâmento feshedildikten sonra bir iki ay içinde yeni seçimlerin yapılmasını öngören hükümler vardır[6].

Örneğin 1994 Belçika Anayasasına göre fesih işlemi, kırk gün içinde yeni seçimlerin düzenlenmesi ve iki ay içinde yeni Meclislerin toplantıya çağırılması işlemini de içermelidir (m.46/son). 1958 Fransız Anayasasına göre, yeni seçimler fesihten en az yirmi, en çok kırk gün sonra düzenlenmelidir (m.12/2). 1983 Hollanda Anayasasına göre fesih kararnamesi, üç ay içinde yeni seçimlerin yapılmasını ve seçilen meclisin toplantıya çağırılmasını gerektirir (m.64/2). 14 Nisan 1992 tarihli Hükûmet Hakkında İsrail Temel Kanununa göre, fesih durumunda Knesset seçimleri fesihten itibaren 60 günü izleyen ilk Salı günü yapılır (sek.22). 1944 İzlanda Anayasasına göre yeni seçimler fesihten sonra 45 gün içinde yapılmalıdır (m.24). 1868 Lüksemburg Anayasasına göre, yeni seçimler feshi izleyen üç ay içinde düzenlenmelidir (m.74). 1975 Yunan Anayasasına göre, fesih kararnamesi, otuz gün içinde yeni seçimlerin yapılmasını öngörmelidir (m.41/3)[7].

“Fesih” ile “seçimlerin yenilenmesi” arasında gerçekten de bir farkın olabilmesi için, fesihten sonra yeni parlâmento seçimlerinin yapılmaması, parlâmentonun artık ortadan kalkmış olması gerekir. Böyle bir şey olmadıkça, fesih ile seçimlerin yenilenmesi arasında anlamlı bir fark ihdas etmenin imkân ve ihtimali yoktur.

Devlet başkanlarına fesih yetkisi veren bütün anayasalar, aynı zamanda seçimlerin bir iki ay içinde yenilenmesi zorunluluğunu getirirler. Bunun aksini öngören bir anayasa yoktur; olması mantık bakımından da mümkün değildir; çünkü bu durumda ülkede artık yasama organı kalmayacaktır; bu ise doğrudan doğruya kuvvetler ayrılığının ve anayasal sistemin sonu anlamına gelir.

Adalet Bakanı sayın Bekir Bozdağ’ın, parlâmentonun feshinin, parlâmentonun görevini sonsuza kadar sona erdirmediğini, sadece bir iki ay sonra yapılacak seçimlere kadar sona erdirdiğini belirtmeyi yer yokluğundan dolayı ihmal ettiğini sanıyorum.

Eğer sayın Bekir Bozdağ, “fesih” durumunda parlâmentonun görevinin sonsuza kadar sona erdiğini iddia etmiyor, fesih durumunda da yeni seçimler yapılacağını kabul ediyor ise, geriye “fesih” ile “seçimlerin yenilenmesi” arasında, fesih işleminin yapıldığı tarih ile seçimlerin yapılacağı tarih arasında geçecek bir iki aylık süre dışında bir fark kalmıyor. Yani “fesih” durumunda parlâmentonun görevi derhal sona erer; “seçimlerin yenilenmesi” durumunda ise bir iki ay sonra yapılacak seçimler anında sona erer. Açıkçası bu iki kurum arasında iki aylık bir zaman farkı vardır. Hepsi bu!

2. Fesih Durumunda Parlâmentonun Görevinin Derhal; Seçimlerin Yenilenmesi Durumundaysa Yenisi Seçilince Sona Ermesi, “Seçimlerin Yenilenmesi”ni “Fesih”ten Farklı Kılar mı?

Adalet Bakanı sayın Bekir Bozdağ, fesih ile seçimlerin yenilenmesi kavramları arasındaki fark konusunda şöyle yazıyor:

“5) Feshedilen parlamentonun görevi, sona erer. Seçimleri yenilenen parlamento ve vekillerinin görevi ise yenileri seçilene kadar devam eder”[8].

Yani Bekir Bozdağ şunu diyor: “Fesih” ve “seçimlerin yenilenmesi” birbirinden farklı şeylerdir; çünkü “fesih” durumunda parlâmentonun ve milletvekillerinin görevi derhal; “seçimlerin yenilenmesi” durumunda ise parlâmento ve milletvekillerinin görevi yenisi seçilince sona erer. Görüldüğü gibi Adalet Bakanı sayın Bekir Bozdağ’a göre fesih ile seçimlerin yenilenmesi arasında bunların sonuçlarının doğduğu tarih açısından bir fark vardır.

Bekir Bozdağ’ın iddiasına karşı altı argümanla cevap vermek isterim. Önce pozitif hukuktan çıkan bir argümanla başlayalım: 

a) Öncelikle şunu da belirtmek isterim ki, yenilenmesine karar verilen Meclisin görevine yeni seçimlere kadar devam etmesi, “seçimlerin yenilenmesi” kavramından çıkan doğal bir sonuç değil, Anayasanın bu konudaki özel bir hükmünden kaynaklanan bir sonuçtur. 1982 Anayasasının mevcut 77’inci maddesinin son fıkrası,

“yenilenmesine karar verilen Meclisin yetkileri yeni Meclisin seçilmesine kadar devam sürer”

demektedir. Aynı şekilde 16 Nisan’da oylayacağımız 6771 sayılı Anayasa Değişikliği Kanununun 11’inci maddesinde

“seçimlerinin… yenilenmesine karar verilen Meclisin … yetki ve görevleri, yeni Meclisin… göreve başlamasına kadar devam eder”

denmektedir (referandumda kabul edilirse bu hüküm Anayasamızın 116’ncı maddesinin 4’üncü fıkrası olacaktır).

Görüldüğü gibi seçimlerin yenilenmesi durumunda Meclisin görev ve yetkilerinin yeni Meclisin göreve başlamasına kadar devam etmesi, “seçimlerin yenilenmesi” kavramından ve hatta 116’ncı maddenin 2’nci fıkrasında Cumhurbaşkanına verilen “TBMM seçimlerini yenileme” yetkisinden kaynaklanmamaktadır. Bunun kaynağı, mevcut 77’nci maddenin 3’üncü fıkrası veya gelecekteki 116’ncı maddenin 4’üncü fıkrasıdır. Bu hükümler olmasaydı, seçimlerinin yenilenmesine karar verilen Meclis, yerine yenisi göreve başlayıncaya kadar görevine devam edebilecek miydi?

Dolayısıyla Adalet Bakanı sayın Bekir Bozdağ tarafından ileri sürülen “seçimleri yenilenen parlamento ve vekillerinin görevi ise yenileri seçilene kadar devam eder” argümanı, “fesih yetkisi vardır/yoktur” tartışması açısından pozitif değere sahip bir argüman değildir. Zira, göreve devam, “seçimleri yenileme” kavramından değil, ayrı bir pozitif hukuk kuralından ileri gelmektedir.

Tersinden söylersek, seçimlerinin yenilenmesine karar verilen Meclisin görevine yenisi seçilene kadar devam edebilmesi, yenilemenin bir “fesih” işlemi olmamasından dolayı değil, Anayasada bu konuda özel bir hüküm (m.77/3, referandumda kabul edilirse m.116/4) bulunmasından dolayıdır.

Daha da açıkça söylersek, Anayasa, m.77/3’teki (gelecekte m.116/4) hüküm olmasaydı seçimlerin yenilenmesine ilişkin karar derhal hüküm ifade edecek ve TBMM’nin  gelecek seçimlere kadar görev yapması mümkün olmayacaktı. Bu husus da seçimlerin yenilenmesi kararının bir fesih kararı olduğunu gösterir.

b) Ben dün (30 Mart 2017) yayınladığım makalemde, fesih işleminin tanımı ile feshin sonuçlarının yürürlüğe gireceği tarihin farklı şeyler olduğunu açıkladım. Ama burada da bir kez daha belirtmek isterim ki, fesih işleminin hüküm ve sonuç doğuracağı tarih ile fesih işleminin tanımı arasında bir ilgi yoktur. Fesih durumunda parlâmentonun görevinin ne zaman sona ereceği sorunu, fesih işleminin kendisiyle ilgili değil, sonuçlarının yürürlük tarihiyle ilgili bir konudur. Bir işlemin uygulanacağı tarih başka, o işlemin kendisi başka şeydir. Bir hukukî işlem, sonucunu ister derhal, isterse iki ay sonra doğursun, yine aynı hukukî işlemdir. Aynı şey fesih işlemi için de geçerlidir. Sonucu ister derhal, ister iki ay sonra ortaya çıksın, fesih işlemi, yine fesih işlemidir.

“Seçimlerin yenilenmesi” durumunda, parlâmentonun görevinin yenisi seçilinceye kadar devam etmesi, yenileme işleminin fesih işleminden farklı bir işlem olduğunu göstermez. Bu olsa olsa feshin “geciktirici süre (terme suspensif)”ye bağlandığını gösterir.

c) Ortada bir isimlendirme sorunundan başka bir şey yoktur. Dünkü makalemde hukuk kavramlarının dilsel işaretlerden ibaret olmadığını, mühim olanın bu işaretlerle anlatılan kurum, yetki ve işlemlerin olduğunu, yetki ve işlem aynı oldukça, buna farklı farklı isimler konulmasının  hiçbir şeyi değiştirmeyeceğini uzun uzun açıkladım. Fesih, parlâmentonun normal seçim dönemi dolmadan seçimlerinin yenilenmesidir. Bir ülkede parlâmentonun normal seçim dönemi dolmadan seçimleri devlet başkanı tarafından yenilenebiliyorsa, siz buna isterseniz “fesih”, isterseniz “yenileme”, isterseniz “dissolution”, isterseniz “Auflösung”, isterseniz “dissolução”, isterseniz “Þingrof”, isterseniz “ontbinding”, isterseniz “Oppløsningsrett”, isterseniz “pоспуск”, isterseniz “hajottaminen”, isterseniz “X”, isterseniz “Y” deyin, değişen bir şey olmaz; ortada hep aynı yetki, hep aynı işlem vardır.

d) Her şeye rağmen, sonucu seçim anında doğacak olan  feshe, “fesih” değil, “seçimlerin yenilenmesi” ismini vermekte ısrar eden birisi çıkarsa, ona da bunu yaparak hukuk mantığı açısından bir şeyin değiştiremeyeceğini söylemek isterim:  Çünkü bu durumda dahi “fesih” kavramı “seçimlerin yenilenmesi” kavramını içerir. 

“Cumhurbaşkanının Meclisi fesih yetkisi vardır” önermesinde “fesih” kelimesi, bir “genel kavram” olarak kullanılmıştır. Yani bu önermedeki “fesih” kelimesi, Roma hukuku terimleriyle söylersek “generalia verba” veya fıkıh terimleriyle söylersek bir “âmm lafız”dır. “Generalia verba”, yani “âmm lafız”, konusu olan şeyin bütün parçalarına ve bütün çeşitlerine uygulanabilir. Ömer Nasuhi Bilmen’in Hukuk-ı İslamiye ve Istılahatı Fıkhiyye Kamusunda gösterdiği gibi,

“âmmın hükmü, efradı hakkında kat'iyyüssübut olmasıdır. Yâni âm bir lâfzın hükmü, delâlet ettiği fertlerin hepsi hakkında birden sabit olur. Diğer bir tâbir ile âm, bunların hepsine birden şâmil bulunur”[9].

Yani hukuk mantığı açısından, “fesih yetkisi vardır” demek, “feshin herhangi parçası, herhangi bir çeşidi vardır” demeyi de içerir. Feshin hangi parçası veya çeşidi olursa olsun, mevcut olması, “fesih yetkisi vardır” önermesinin ispatlanması için yeterlidir. Bir kişinin Cumhurbaşkanının Meclisin seçimlerini yenileme yetkisine sahip olduğunu kabul etmesi, onun Cumhurbaşkanının fesih yetkisine sahip olduğunu kabul etmesi anlamına gelir.

e) Kaldı ki, parlâmentonun görevinin derhal değil, yeni seçimler anında sona ermesine “fesih” değil, “seçimlerin yenilenmesi” denmesi gerektiği iddiası, karşılaştırmalı anayasa hukukunun verileriyle de uyuşum içinde değildir. 2001 yılında yayınlanmış Devlet Başkanları: Bir Karşılaştırmalı Anayasa Hukuku İncelemesi isimli kitabımın 130-131, 134-139’uncu sayfalarında örneklerle gösterdiğim gibi feshedilen parlâmentonun görevinin derhal sona ermeyeceğini, yenisi seçilinceye kadar devam edeceğini öngören anayasalar da vardır.

Örneğin 1983 Hollanda Anayasasına göre Meclisin feshi, yeni seçilen Meclisin toplandığı gün sonuç doğurur (m.64/3). 1944 İzlanda Anayasasına göre feshedilen Meclis (Althingi) üyelerinin görevi, yeni seçim gününe kadar devam eder (m.24). 1976 Portekiz Anayasasına göre, Meclisin feshi hâlinde, milletvekillerinin milletvekilliği sıfatı ve Daimî Komitenin yetkileri yeni seçilen Meclisin ilk toplantısına kadar devam eder (m.172/3)[10].

Acaba bu anayasal düzenlemeler karşısında, fesih ile seçimlerin yenilenmesi kavramlarının farklı kavramlar olduğunu savunanlar, “Hollanda, İzlanda ve Portekiz’de ‘fesih’ yoktur, ‘seçimlerin yenilenmesi’ vardır” mı diyecekler? Belirtelim ki, bu ülkelerin Anayasalarının ilgili maddelerinde (sırasıyla m.64, m.24, m.72) “seçimlerin yenilenmesi” değil, “fesih (Felemenkçe ontbinding[11]; İzlandaca rofið[12] ve Portekizce dissolução[13])” terimi kullanılmaktadır.

Dünkü makalede ulaştığım sonucu burada da bir kez daha tekrarlayalım: Seçimleri yenilenen parlâmentonun görevi ister derhal sona ersin, isterse bir iki ay sonra yapılacak seçimler anında sona ersin, ortada bir fesih vardır.

f) Son olarak Adalet Bakanı sayın Bekir Bozdağ’ın kendi içinde düştüğü bir çelişkiye de işaret etmek isterim. Sayın Bozdağ, 29 Mart 2017 tarihli 8 nolu tweet’inde şöyle diyor: 

“8) Bu nedenle 1982 Anayasasında olduğu gibi anayasa değişiklik paketinde de bilinçli olarak ‘seçimlerin yenilenmesi’ ibareleri kullanılmıştır”[14].

Sayın Bozdağ’ın belirttiği gibi 1982 Anayasasının 116’ncı maddesinde “seçimlerin yenilenmesi” terimi kullanılmaktadır. Ancak 30 Mart 2017 tarihli makalemde[15] açıkladığım gibi, uygulamada ve literatürde buna “fesih” denmektedir. Nitekim, Adalet Bakanı sayın Bekir Bozdağ da söz konusu Anayasa Değişikliği Teklifinin TBMM Genel Kurulunda görüşürken  9 Ocak 2017 günü yaptığı konuşmada şöyle demiştir:

“Şimdi, bir şey söyleniyor: ‘Efendim, Meclisi feshedecek Cumhurbaşkanı’. Cumhurbaşkanının bugünkü Anayasa’mızın ilgili maddesine göre Meclisi belli şartlar oluştuğunda fesih yetkisi var mı? Var”[16].

Görüldüğü gibi, sayın Bozdağ da, herkes gibi, bugünkü Anayasamızda da öngörülmüş olan “seçimlerin yenilenmesi yetkisi”nden “fesih yetkisi” diyerek bahsetmiştir. Yani Bozdağ’ın kendisi de iki buçuk ay önce, “seçimlerin yenilenmesi” ile “fesih” kelimelerini eş anlamlı kelimeler olarak kullanmıştır. Sayın Bozdağ’ın bunu yaparak düştüğü bir hata da yoktur. Sayın Adalet Bakanının düştüğü tek hata –ki o da kendisinin bir hatası değildir–, Türkiye’de bu sözleri söyledikten iki buçuk ay sonra “fesih yetkisi vardır/yoktur” tartışmasının çıkacağını öngörememiş olmasıdır.

3. “TBMM Seçimiyle Birlikte Otomatikman Cumhurbaşkanının Seçiminin de Yenilenmesi”, Acaba “Fesih” İşlemini, “Fesih” İşlemi Olmaktan Çıkarır mı?

Adalet Bakanı sayın Bekir Bozdağ, aynı twitter mesajlarında devamla şu iddiada da bulunmuştur:

“9) Cumhurbaşkanı'nın TBMM seçimlerini yenilemesi halinde, TBMM seçimiyle birlikte otomatikman Cumhurbaşkanı seçimi de yenilenecektir.

10) Bu nedenlerle Cumhurbaşkanının seçimi yenileme yetkisi, gerçek fesih yetkisinden ayrı ve başka olup, yeni sistemin en özgün yönlerindendir”[17].

Öncelikle belirtelim ki, sayın Bekir Bozdağ’ın “Cumhurbaşkanının seçimi yenileme yetkisi, gerçek fesih yetkisinden ayrı ve başka olup…” şeklindeki ifadesinde geçen “gerçek fesih” ibaresini kullanması çok manidardır. Muhtemelen sayın Bozdağ da kendi argümanlarından çok ikna olmamıştır ki, doğrudan “fesih” terimini kullanmamış, önüne bir “gerçek” sıfatı koyma ihtiyacını hissetmiştir. Ben anayasa hukuku literatüründe şimdiye kadar “fesih” ve “gerçek fesih” olarak ikili bir ayrım yapıldığına şahit olmadım.

Sayın Bekir Bozdağ’ın “Cumhurbaşkanı'nın TBMM seçimlerini yenilemesi halinde, TBMM seçimiyle birlikte otomatikman Cumhurbaşkanı seçimi de yenilenecektir”, bu nedenle, “Cumhurbaşkanının seçimi yenileme yetkisi, gerçek fesih yetkisinden ayrı ve başkadır” iddiası hakkında da esasen dün yayınladığım makalemde cevap vardır.

Burada bir kez daha belirtmek isterim ki, TBMM’nin feshedilmesinin “otomatikman Cumhurbaşkanı seçiminin de yenilenmesine” yol açması, fesih yetkisini fesih yetkisi olmaktan çıkarmaz. Fesih yetkisinin kullanılmasının karşılıklı sonuç doğurmasının, yani Meclisin feshi durumunda, Cumhurbaşkanlığı seçimlerinin de yenilenecek olmasının, fesih işleminin kendisi üzerinde doğurabileceği bir sonuç yoktur. Ortada tipik bir fesih işlemi vardır. “A var ise B de vardır” çıkarımında, B, A’nın varlık şartı değil, sonucudur. Bu çıkarımda A’nın var olup olmadığı, B’den bağımsız olarak tespit edilir.

Tekrar seçilemeyeceğini hesaplayan bir Cumhurbaşkanı, Meclisi fesih yetkisini uygulamada kullanmayabilir. Ne var ki, Cumhurbaşkanının böyle bir hesap sonucu bu yetkisini kullanmaması, Cumhurbaşkanının Meclisi feshetme yetkisine sahip olmadığını göstermez. “Hume kanunu”na[18] göre, “olgu” ile “norm” birbirinden farklı şeylerdir; bunların arasında geçiş yoktur. Anayasa Değişikliği Kanunu, Cumhurbaşkanına Meclisi “fesih” veya Bekir Bozdağ’ın tercih ettiği terimle onun seçimlerini yenileme yetkisini vermektedir. Bu bir hukuk normudur. Cumhurbaşkanının bu norma dayanarak yetkisini uygulamada kullanıp kullanamayacağı sorunu ise norma ait değil, olguya ait bir sorundur. Diğer bir ifadeyle, bu sorun, hukukî değil, sosyolojik, açıkçası siyasî bir sorundur. Siyaseten Cumhurbaşkanının bu yetkisini zor şartlar altında kullanabilecek olması, Cumhurbaşkanının hukuken bu yetkiye sahip olmadığını veya bu yetkinin hukuken bir başka yetkiye dönüştüğünü göstermez.

Sonuç

16 Nisan’da oylayacağımız Anayasa Değişikliği Kanununda öngörülen “seçimlerin yenilenmesi” kavramının “fesih” kavramından bir farkı yoktur. Türkiye’de “fesih” terimi yerine “seçimlerin yenilenmesi” terimi veya “seçimlerin yenilenmesi” terimi yerine “fesih” terimi kullanılabilir. Baştaki iddiaya dönersek, Türkiye’de 16 Nisan’da oylayacağımız Anayasa Değişikliği Kanununda, Cumhurbaşkanının Meclisi fesih yetkisi vardır.

31 Mart 2017, K.G.



[1].   Kemal Gözler, “‘Fesih’ ve ‘Seçimlerin Yenilenmesi” Farklı Kavramlar mı? ‘Cumhurbaşkanının Meclisi Fesih Yetkisi Yoktur’ İddiası Üzerine Bir İnceleme”, http://www.anayasa.gen.tr/fesih-yenileme.html (Konuluş Tarihi: 30 Mart 2017).

[2].   https://twitter.com/bybekirbozdag?lang=tr. 29 Mart 2017.

[3].   https://twitter.com/bybekirbozdag?lang=tr. 29 mart 2017.

[4].   Tunçer Karamustafaoğlu, Yasama Meclislerini Fesih Hakkı, Ankara, Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesi Yayınları, 1982, s.166.

[5].   Karamustafaoğlu, op. cit., s.166-177; Kemal Gözler, Devlet Başkanları: Bir Karşılaştırmalı Anayasa hukuku İncelemesi, Bursa, Ekin, 1. Baskı 2001; 2. Baskı, 2016, s.130.

[6].   Gözler, Devlet Başkanları, op. cit., s.130-131.

[7].   Örnekler için bkz. Gözler, Devlet Başkanları, op. cit., s.131.

[8].   https://twitter.com/bybekirbozdag?lang=tr. 29 Mart 2017.

[9].   Ömer Nasuhi Bilmen, Hukuk-ı İslamiye ve Istılahatı Fıkhiyye Kamusu, İstanbul, Bilmen Yayınevi, 1967 (Ener Sarmaşık Ltd Şti. tarafından Yapılan Tekrar Baskı), Tarihsiz, Cilt I, s.70.

[10]. Örnekler için bkz.: Gözler, Devlet Başkanları, op. cit., s.130.

[11]. https://www.denederlandsegrondwet.nl/9353000/1/j9vvihlf299q0sr/vgrnctiiq6xd.

[12]. http://www.althingi.is/lagas/nuna/1944033.html.

[13]. http://www.tribunalconstitucional.pt/tc/conteudo/files/constituicaoingles.pdf.

[14]. https://twitter.com/bybekirbozdag?lang=tr. 29 Mart 2017.

[15]. Kemal Gözler, “‘Fesih’ ve ‘Seçimlerin Yenilenmesi” Farklı Kavramlar mı? ‘Cumhurbaşkanının Meclisi Fesih Yetkisi Yoktur’ İddiası Üzerine Bir İnceleme”, http://www.anayasa.gen.tr/fesih-yenileme.html.

[16]. TBMM Tutanak Dergisi, Dönem 26, Yıl 2, 53’üncü Birleşim, 9 Ocak 2017 Pazartesi, https://www.tbmm.gov.tr/tutanak/donem26/yil2/ham/b05301h.htm.

[17]. https://twitter.com/bybekirbozdag?lang=tr. 29 Mart 2017.

[18]. David Hume, A Treatise of Human Nature, 1789, Book III, Part I, Section I (T3.1.1.27) (http://books.google.com.au/books?id=-Sp8B0ZdyAYC&p-g=PA335) s.335; Rachel Cohon, “Hume’s Moral Philosophy”, The Stan¬ford Encyclopedia of Philosophy (Fall 2010 Edition), Edward N. Zalta (ed.), <http://plato.stanford.edu/archives/fall2010/entries/hume-moral/>.

 


(UYARI: Alıntılarda muhakkak bu makalenin ilk defa http://www.anayasa.gen.tr/fesih-bozdag.html adresinde yayınlandığı hususu belirtilmelidir).

 

 © 31.3.2017. Kemal Gözler.

 

Bu makale ilginizi çektiyse, söz konusu Anayasa değişikliği hakkında yazılmış şu kitabım da ilginizi çekebilir:

Kemal Gözler, Elveda Anayasa: 16 Nisan 2017’de Oylayacağımız Anayasa Değişikliği Hakkında Eleştiriler, Bursa, Ekin, 10 Mart 2017, VIII+192 sayfa. ÇIKTI! (10.3.2017) [Tanıtım]

 

 Elveda Anayasa

 

Bu makale ilginizi çektiyse şu makale de ilginizi çekebilir:

Kemal Gözler, “Referandumdan Önce Son Gözlemler”,  http://www.anayasa.gen.tr/son-gozlemler.html  (Konuluş Tarihi: 7 Nisan 2017).

UYARI: Son birkaç makalem benim iznim ve bilgim olmaksızın çeşitli internet sitelerinde tam metin olarak yayınlanmıştır. Makalelerimin tanıtılması, daha büyük bir okuyucu kitlesi tarafından okunması her yazar gibi beni de mutlu eder. Ancak bunun yolu benim makalelerimin tam metin olarak iznim olmadan yayınlanması değildir. Makalelerimin tam metin olarak başka sitelerde yayınlanmasına rızam yoktur. İyi niyetle bu makalemi tanıtmak isteyenlere, makalemi özetlemelerini veya makalemden makalenin yarısını geçmeyecek ölçüde alıntı yapıp, tam metin için, makalenin anayasa.gen.tr’de yayınlandığı URL adresini (http://www.anayasa.gen.tr/fesih-bozdag.html) link olarak vermelerini rica ederim.

 

NOT: Önümüzdeki günlerde, Elveda Anayasa isimli kitabım yeni bir baskı yaparsa, bu makaleyi bu kitaba yeni bir bölüm olarak ekleyeceğim. Adı geçen kitap yeni bir baskı yapmaz ise, bu makaleyi önümüzdeki haftalar, bir kağıt dergiye göndereceğim. Kitapta veya kağıt bir dergide yayınlanıncaya kadar, bu makale, bir hazırlık versiyonu (draft) olarak görülmelidir. Kağıt olarak yayınlanıncaya kadar, makalede değişiklik, düzeltme ve geliştirme yapma hakkım saklıdır. Kitapta veya kağıt dergide yayınlandıktan sonra, buraya değil, kitaba veya kağıt dergiye atıf yapılması rica olunur. Kitapta veya Kağıt dergide yayınlanıncaya kadar bu makaleye şu şekilde atıf yapılabilir:

Kemal Gözler, “Adalet Bakanı Bekir Bozdağ’ın ‘Fesih’ ve ‘Seçimlerin Yenilenmesi’nin Farklı Şeyler Olduğu Yolundaki Açıklaması Hakkında Bir İnceleme”, http://www.anayasa.gen.tr/fesih-bozdag.html (Konuluş Tarihi: 31 Mart 2017).

 

___________________

Ana Sayfa: http://www.anayasa.gen.tr

Editör: Kemal Gözler  

E-mail: kgozler[at]hotmail.com

 https://twitter.com/k_gozler

İlk Konuluş Tarihi: 31 Mart 2017, Saat 17:30

Birinci Geliştirme: 31 Mart 2017, Saat 23:50

İkinci Geliştirme: 1 Nisan 2017, Saat 13:00

Düzeltme: 7 Nisan 2017