[Ana Sayfa]

2019-2020 ÖĞRETİM YILINDA ÖĞRENİM ÜCRETLERİNİN BELİRLENMESİNE İLİŞKİN CUMHURBAŞKANI KARARI RESMÎ GAZETEDE YAYINLANDI MI?
Cumhurbaşkanlığı Hükûmet Sisteminde Karar Alma Sürecinin Etkililiği ve Rasyonalitesi Üzerine Bir Sorgulama


Kemal Gözler*

Dün (7 Aralık 2019) “Üniversitelerde Yabancı Öğrenci Sayısı Sorunu” başlıklı bir makale yayınladım. Makale dolayısıyla yabancı öğrencilerin üniversitelere kayıt olurken ödedikleri “öğrenim ücretleri”nin ne olduğunu araştırdım. Ve hayretle gördüm ki en geç 2019 yılının Haziran ayında belirlenmesi gereken bu ücretler, 2019-2020 eğitim ve öğretim yılı için hâlâ belirlenmemiştir.

Önce yasal durumu açıklayayım:

1. Yasal Durum

2547 sayılı Yükseköğretim Kanununun 46’ncı maddesinin b bendine göre,

“birinci öğretim, ikinci öğretim, açık ve uzaktan öğretim için Yükseköğretim Kurulu tarafından hesaplanan cari hizmet maliyetlerinin Devlet tarafından karşılanacak kısmı, öğrenciler tarafından karşılanacak katkı payları ve öğrenim ücretleri ile uygulamaya ilişkin usul ve esaslar, her yıl haziran ayı sonuna kadar Cumhurbaşkanınca belirlenir. Öğrenci katkı payı veya öğrenim ücretinden muaf tutulacaklar ile yabancı uyruklu öğrencilerden alınacak asgari öğrenim ücretlerinin tutarı Cumhurbaşkanı kararıyla belirlenir”.

2. Fiilî Durum: Öğrenim Ücretlerine İlişkin Cumhurbaşkanı Kararı Var mı?

Ben 2019 yılında Resmî Gazetede yayınlanan bütün Cumhurbaşkanı kararlarını taradım; yükseköğretim kurumlarında öğrencilerden alınacak katkı payları ve öğrenim ücretlerine ilişkin usul ve esasların belirlenmesine ilişkin bir Cumhurbaşkanı kararı bulamadım.

Aynı aramayı “Mevzuat Bilgi Sistemi”nde (mevzuat.gov.tr/CKK.aspx) de yaptım, yine böyle bir Cumhurbaşkanı kararı bulamadım.

Oysa Kanuna göre Cumhurbaşkanı bu düzenlemeyi “her yıl haziran ayı sonuna” kadar yapmak zorundadır.

Neden bu Cumhurbaşkanı kararını bulamadım? Acaba benim aramada yaptığım bir hata mı vardır? Tereddüde düşüp, geçen Haziran ayından bugüne kadar çıkan bütün Resmî Gazetelere tek tek baktım. Gene böyle bir kararı bulamadım. Acaba benim atladığım bir şey mi var? Gözümden kaçan teknik bir husus mu var? Bilemiyorum. Ben arama konusunda elimden gelen özeni gösterdiğimi düşünüyorum. Bir hatam var ise beni düzelteceklere şimdiden teşekkür ederim.

3. 9 Temmuz 2018’den Önceki Sistemdeki Durum

9 Temmuz 2018’den önce yürürlükte olan sistemimizde üniversite öğrencilerinin ödeyeceği katkı payları ve öğrenim ücretlerini belirleme yetkisi 2547 sayılı Yükseköğretim Kanununun 46’ncı maddesinin b bendi uyarınca Bakanlar Kuruluna ait idi.

Türkiye’de Bakanlar Kurulu, kanunun kendisine verdiği bu görevi her yıl yerine getirmişti. Örneğin en son 2018-2019 eğitim-öğretim yılında yükseköğretim kurumlarında cari hizmet maliyetlerine öğrenci katkısı olarak alınacak katkı payları ve öğrenim ücretleri 27 Haziran 2018 tarih ve 2018/12007 sayılı Bakanlar Kurulu Kararıyla tespit edilmiş ve bu Karar 7 Temmuz 2018 tarihli Resmî Gazetede yayınlanmıştı. Geçmişte de her yıl, öğrenci katkı ve eğitim ücretleri ayrı birer Bakanlar Kurulu kararıyla belirlenmiştir. Örneğin Bakanlar Kurulu, 2017-2018 öğretim yılına ilişkin olarak 2017/10918 sayılı kararıyla, 2016-2017 yılına ilişkin olarak 2016/9377 sayılı kararıyla, 2015-2016 yılına ilişkin olarak 2015/8040 sayılı kararıyla, 2014-2015 öğretim yılına ilişkin olarak 2014/6787 sayılı kararıyla, 2013-2014 öğretim yılına ilişkin olarak 2013/5172 sayılı kararıyla, 2012-2013 öğretim yılına ilişkin olarak 2012/3584 sayılı kararıyla öğrenci katkı payı ve öğrenim ücretlerini belirlemiştir.

9 Temmuz 2018’de parlâmenter hükûmet sisteminden Cumhurbaşkanlığı sistemine geçilirken 2 Temmuz 2018 tarih ve 703 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin 135’inci maddesiyle, 2547 sayılı Kanunun 46’ncı maddesinde değişiklik yapılarak öğrenci katkı payı ve öğrenim ücretlerini belirleme yetkisi Bakanlar Kurulundan alınarak Cumhurbaşkanına verilmiştir (Zaten 9 Temmuz 2018 tarihinde Bakanlar Kurulu kapatılmıştır).

9 Temmuz 2018’den önceki sistemde Bakanlar Kurulu, 2547 sayılı Kanunun 46’ncı maddesinin kendisine verdiği görevi her yıl yerine getirmiş, bu konuda bir Bakanlar Kurulu kararını Resmî Gazetede yayınlamıştır. 9 Temmuz 2018’den sonra ise aynı Kanun aynı görevi Cumhurbaşkanına vermiştir. Haziran ayından bu yana beş ay geçmesine rağmen bu görevin yerine getirildiğine ilişkin bir Cumhurbaşkanı kararını Resmî Gazetede bulamıyoruz.

4. Öğrenim Ücretlerini Belirleyen Cumhurbaşkanı Kararının Yayınlanmamasının Doğurduğu Sakıncalar

Belirtelim ki, ortada küçük bir sorun değil, 129 adet devlet üniversitesini ve yedi milyon öğrenciyi ilgilendiren bir sorun vardır. Türkiye’de birinci öğretim, ikinci öğretim ve yabancı öğrenci katkı payı ve öğrenim ücretleri ayrı ayrı tespit edilir. Geçmişte çıkarılan Bakanlar Kurulu kararları uyarınca birinci öğretim öğrencilerinin katkı payları devlet tarafından karşılanmakta, ikinci öğretim öğrencileri ve yabancı öğrenciler ise katkı paylarını (istisnalar dışında) kendileri ödemektedir. Ancak bunun dayanağı her eğitim-öğretim o yıl için çıkarılan Bakanlar Kurulu kararları idi (örnek olarak 7 Temmuz 2018 tarihli Resmî Gazetede yayınlanan 27 Haziran 2018 tarih ve 2018/12007 sayılı Bakanlar Kurulu Kararına bakılabilir).

Söz konusu Bakanlar Kurulu Kararları yerine 2019-2020 eğitim ve öğretim yılı için bir Cumhurbaşkanı kararı Resmî Gazetede yayınlanmış değildir. Dolayısıyla artık: (1) Üniversitelerin ikinci öğretim öğrencilerinden alacağı katkı payı ve öğrenim ücretleri henüz belirlenmemiştir. (2) Birinci öğretim öğrencilerinin katkı paylarının devlet tarafından karşılanması uygulamasının, 2019-2020 yılının başlamasıyla 27 Haziran 2018 tarih ve 2018/12007 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı yürürlükten kalktığına göre, hukukî bir dayanağı kalmamıştır. Artık birinci öğretim öğrencileri de katkı paylarını kendileri ödemelidir. (3) Bazı grup yabancı öğrencilerin öğrenim ücretlerinin Yurtdışı Türkler ve Akraba Topluluklar Başkanlığı ve YÖK Başkanlığı tarafından karşılanmasına ilişkin uygulamanın da, adı geçen Bakanlar Kurulu yürürlükten kalktığına göre, bir hukukî dayanağı kalmamıştır. Dolayısıyla yabancı öğrenciler de kendi ücretlerini kendileri ödemelidir. (4) Ne var ki, gerek birinci öğrenim, gerek ikinci öğrenim, gerekse öğrencilerin ödemesi gereken katkı payı ve öğrenim ücretlerinin miktarı 2019-2020 yılına ilişkin olarak belli değildir.

2019-2020 eğitim-öğretim yılında yükseköğretim kurumlarında cari hizmet maliyetlerine öğrenci katkısı olarak alınacak katkı payları ve öğrenim ücretlerinin belirlenmesine ilişkin usul ve esaslar, bugüne kadar Cumhurbaşkanı tarafından belirlenmemiş olmasına rağmen, ülkemizde devlet üniversitesi rektörlükleri, 2019-2020 eğitim-öğretim yılının başlamasıyla birlikte, üniversitelerde yerli ve yabancı öğrencilerden alınacak katkı payları ve öğrenim ücretlerini belirlemiş ve bu ücretleri web sitelerinde ilân ederek uygulamaya koymaya başlamışlardır.

Örnek olarak şu üniversitelere bakılabilir:

ODTÜ: oidb.metu.edu.tr/...
İTÜ: sis.itu.edu.tr/....html
Boğaziçi Üniversitesi: boun.edu.tr/....pdf
Marmara Üniversitesi: marmara.edu.tr/oidb....pdf

Üniversite rektörlüklerinin, Cumhurbaşkanı kararını beklemek yerine bu yola gitmelerinin sebebi gayet anlaşılabilir bir sebeptir. Zira eğitim ve öğretim 2019 yılının Eylül ayında başlamıştır. Daha fazla beklemeleri mümkün değildir.

Oysa 2547 sayılı Yükseköğretim Kanununun 46’ncı maddesi, üniversitelerde öğrencilerden alınacak katkı payları ve öğrenim ücretlerini belirleme yetkisini üniversitelere değil, Cumhurbaşkanına vermiştir. Katkı payları ve öğrenim ücretlerine ilişkin usûl ve esasları belirleyen bir karar, Cumhurbaşkanı tarafından Resmî Gazetede yayınlanmadıkça, üniversite rektörlüklerinin kendi inisiyatifleriyle öğrenci katkı payı ve öğrenim ücretlerini belirleyemezler. Buna yetkileri yoktur. Buna teşebbüs etmeleri kanun koyucunun münhasıran Cumhurbaşkanına verdiği bir yetkiyi gasp etmeleri anlamına gelir. Üniversite rektörlükleri tarafından belirlenen öğrenci katkı payları ve öğrenim ücretleri yetki unsuru bakımından açıkça hukuka aykırıdır.

Yukarıda belirtildiği gibi, öğrenci katkı payı ve öğrenim ücretleri, en son 7 Temmuz 2018 tarihli Resmî Gazetede yayınlanan 2018-2019 Eğitim-Öğretim Yılında Yükseköğretim Kurumlarında Cari Hizmet Maliyetlerine Öğrenci Katkısı Olarak Alınacak Katkı Payları ve Öğrenim Ücretlerinin Tespitine Dair 27 Haziran 2018 tarih ve 2018/12007 sayılı Bakanlar Kurulu Kararıyla belirlenmiştir. Üniversitelerin 2019-2020 eğitim-öğretim yılına ilişkin belirledikleri öğrenci katkı payı ve öğrenim ücretlerinin 27 Haziran 2018 tarih ve 2018/12007 sayılı Bakanlar Kurulu Kararına dayandırılması da mümkün değildir. Çünkü bu Bakanlar Kurulu Kararı, sadece 2018-2019 eğitim-öğretim yılına ilişkin ücretleri belirlemiş ve sadece yine bu yıl için yabancı öğrenciler için alt ve üst limitler belirterek üniversitelere ücretleri tespit etme yetkisi vermiştir. 2018-2019 eğitim-öğretim yılının tamamlanmasıyla 27 Haziran 2018 tarih ve 2018/12007 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı da konusuz kalıp kendiliğinden yürürlükten kalkmıştır.

Uzun lafın kısası 2019-2020 eğitim-öğretim yılında öğrenci katkı payları ve öğrenim ücretlerine ilişkin bir Cumhurbaşkanı kararı çıkmadıkça üniversite rektörlüklerinin katkı payı ve öğrenim ücreti tespit etmeleri ve bunları öğrencilerden istemeleri hukuka aykırıdır.

Üniversite rektörlüklerinin 2019-2020 yılı için öğrencilerden aldıkları katkı paylarını öğrencilere iade etmeleri gerekir. Hâliyle öğrenciler de her zaman hukuka aykırı olarak ödedikleri öğrenim ücretlerinin kendilerine iadesi için dava açabilirler.

Ayrıca belirtelim ki, 2019-2020 öğretim yılında birinci öğretim öğrencilerinin katkı paylarının devlet tarafından karşılanmasının da artık hukukî bir temeli kalmamıştır. Genel bütçe gelirlerinden üniversite rektörlüklerine doğru birinci öğretim öğrencilerinin katkı payları karşılığında bir ödeme yapılması hukuka aykırı olacaktır.

5. Sonuç

Haziran ayından bu yana Resmî Gazetelere tek tek baktım. 2019-2020 eğitim-öğretim yılına ilişkin öğrenci katkı paylarının ve öğrenim ücretlerinin tespitine dair bir Cumhurbaşkanlığı kararını Resmî Gazetede bulamadım.

Aramada yaptığım bir hata, atladığım başkaca bir husus yok ise, gerçekten de 2019-2020 eğitim-öğretim yılına ilişkin öğrenci katkı paylarının ve öğrenim ücretlerinin tespitine dair bir Cumhurbaşkanlığı kararı Resmî Gazetede yayınlanmamış ise, ortada yukarıda açıkladığımız gibi ciddi sorunlar vardır.

Söz konusu Cumhurbaşkanı kararının şimdiye kadar neden Resmî Gazetede yayınlanmadığını bilmiyoruz. Bu bilinçli bir uygulama mıdır? Yoksa gözden mi kaçmıştır? Yoksa Haziran sonuna kadar Cumhurbaşkanına imzalatılması gereken karar, iş yoğunluğu nedeniyle hâlâ imzalatılamamış mıdır? Bilemiyorum.

Ama her halükârda, ortada açıklanması gereken bir durum vardır. Bunun mazur görülebilecek bir sebebi yoksa sanıyorum şu soruyu sormak hakkımızdır: Türkiye’de parlâmenter hükûmet sisteminin yavaş işlediği, Cumhurbaşkanlığı hükûmet sisteminin ise hızlı ve etkili bir hükûmet sistemi olduğu iddiasıyla Cumhurbaşkanlığı hükûmet sistemine geçtik. Hızlı ve etkili işleyiş bu mudur?

Gerçekten de eski sistemde bir kararın (örneğin bu makalenin konusu olan öğrenci katkı payları ve öğrenim ücretlerinin belirlenmesine ilişkin kararın) 20 küsur bakana tek tek imzalatılması gerekiyordu. Yeni sistemde ise bu kararın sadece Cumhurbaşkanına imzalatılması yetiyor. Bu karar, tek imzayla alınabilir ve aynı gün Resmî Gazetede yayınlanabilir. Ama gelgelelim söz konusu karar, 2547 sayılı Kanunun (m.46) öngördüğü tarihten bu yana 5 ay geçmiş olmasına rağmen Resmî Gazetede yayınlanmış değil. Oysa bundan önce aynı konudaki Karar, 28 ayrı imzayı taşımaktadır ve alınması gereken tarihte (27 Haziran 2018) alınmış ve 7 Temmuz 1018 tarihli Resmî Gazetede yayınlanmıştır. Vakıa şu ki, öğrenci harçlarının belirlenmesine ilişkin olarak parlâmenter hükûmet sistemi görevini zamanında yapmıştır; Cumhurbaşkanlığı hükûmet sistemi ise yapamamıştır.

* * *

Şüphesiz bu kararların takibini ve hazırlanmasını ne Bakanlar Kurulunun kendisi, ne Cumhurbaşkanının şahsı yapar. Eski sistemde Bakanlar Kurulu kararlarını Başbakanlık Kanunlar ve Kararlar Genel Müdürlüğü hazırlar ve takibini yapardı. Yeni sistemde aynı işi, Cumhurbaşkanlığı “Hukuk ve Mevzuat Genel Müdürlüğü” yapmakla görevlidir. Söz konusu kararın alınmaması konusunda Cumhurbaşkanının bir iradesi yoksa, kararın 5 aydır çıkmaması konusunda sorumluluk anılan Genel Müdürlüğe aittir.

Eğer durum bu ise, üniversitelerin ve YÖK’ün bu durum karşısında ne yaptığı da sorgulanmalıdır. Zira üniversitelerin ve YÖK’ün söz konusu Cumhurbaşkanı kararının zamanında yayınlanmadığını ve geciktiğini fark etmemiş olmaları mümkün değildir. Bunu en geç 2019 yılının Ağustos ve Eylül ayının başında öğrenci kaydı yaparken fark etmiş olmaları gerekiyor. Muhtemelen durumu farkeden üniversiteler ve YÖK, herhalde durumu, Cumhurbaşkanlığına zamanında bildirmişlerdir.

* * *

Bu şekilde bu makale aslında sona erdi. Ama hazır bu konu açılmışken, bu vesileyle, öğrenci katkı payları ve öğrenim ücretlerine ilişkin Cumhurbaşkanı kararının yayınlanmamış olması meselesinden bağımsız olarak şunları da söylemek isterim:

6. Cumhurbaşkanlığı Hükûmet Sisteminin Etkililiği Konusunda Bir Sorgulama: “Başbakanlık Uzmanları” Neden Cumhurbaşkanlığına Aktarılmadı?

Aslında bir devlet idaresinin kaliteli ve etkili bir şekilde işlemesi, pek çok durumda, hükûmet sistemine bağlı değil, bu işi teknik olarak yürütecek bilgili ve tecrübeli uzmanların istihdamına ve işin rasyonel bir şekilde organizasyonuna bağlıdır.

Türkiye’de 9 Temmuz 2018’den önceki sistemde Bakanlar Kurulu kararlarının hazırlanması ve takibiyle görevli Başbakanlık Kanunlar ve Kararlar Genel Müdürlüğü vardı. Burada Türkiye’nin en iyi bürokratları ve kamudaki en iyi yetişmiş uzman hukukçuları çalışıyordu.

Türkiye’de uzman kamu görevlisi yetiştirme sorunu her zaman olmuştur. Başbakanlığa ilişkin olarak bu sorun, Hasan Celal Güzel’in Başbakanlık Müsteşarlığı döneminde çıkarılan 10 Ekim 1984 tarih ve 3056 sayılı Başbakanlık Teşkilatı Hakkında Kanunun 34’üncü maddesiyle öngörülen “Başbakanlık uzmanlığı” kurumuyla bir ölçüde de olsa çözümlenmişti. Başbakanlık uzmanlarının seçilmesi, atanması, yetiştirilmesi, görev ve çalışma usûlleri, zaman içinde değişik yönetmeliklerle düzenlenmişti. Bu konudaki en son Yönetmelik 26 Mart 2015 tarihli Resmî Gazetede yayınlanan Başbakanlık Uzmanlığı Yönetmeliği idi. Başbakanlık uzmanları sınavla seçiliyor ve nispeten iyi maaş alıyor ve iyi koşullarda çalışıyorlardı. Uzman yardımcıları üç yıllık sıkı bir eğitim sürecinden geçiyor ve hazırladıkları bir tez sonucunda uzmanlığa atanıyorlardı. Keza yabancı dil bilmeleri şartı vardı ve eğitim amacıyla yabancı ülkelere gönderilmeleri de mümkün idi.

Başbakanlık Kanunlar ve Kararlar Genel Müdürlüğünde de oldukça iyi yetişmiş başarılı Başbakanlık uzmanları çalışıyorlardı. Kanun tasarılarını, Bakanlar Kurulu kararlarını, tüzükleri ve Bakanlar Kurulu yönetmeliklerini bunlar hazırlıyorlardı.

9 Temmuz 2018’de Cumhurbaşkanlığı hükûmet sistemine geçilmesiyle Başbakanlık kapatıldı. Yapılması gereken şey, bütün Başbakanlık uzmanlarının olduğu gibi Cumhurbaşkanlığına aktarılmasıydı. Aynı şekilde Başbakanlık Kanunlar ve Kararlar Genel Müdürlüğündeki bütün uzmanların da “Cumhurbaşkanlığı Hukuk ve Mevzuat Genel Müdürlüğü”ne aktarılması gerekliydi. Zira eski sistemde Başbakan ve Bakanlar Kuruluna verilen bütün yetkiler yeni sistemde Cumhurbaşkanına aktırılmıştı. Mantıken Başbakan ve Bakanlar Kurulu kararlarını hazırlamakla görevli uzmanların da olduğu gibi Cumhurbaşkanlığına aktarılması gerekirdi.

Ne var ki bu yapılmamıştır. 2 Temmuz 2018 tarih ve 703 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin 221’inci maddesinin üçüncü fıkrasına göre Başbakanlık uzmanları, “Türkiye Büyük Millet Meclisi Genel Sekreterliği, Milli Güvenlik Kurulu Genel Sekreterliği ve düzenleyici ve denetleyici kurumlar ile bakanlıkların merkez teşkilatlarında bulunan durumlarına uygun ve mesleğe özel yarışmayla girilen uzmanlık, uzman yardımcılığı, kadro ve pozisyonlarına” atanmışlardır. Başbakanlık uzmanlarının atanacağı kurumlar arasında Cumhurbaşkanlığı sayılmamıştır. Kanımca bu çok büyük bir hatadır.

Başbakanlık uzmanları, Türk bürokrasisinin “crème de la crème”i idiler; değişik bakanlıklara dağıtılarak heba edildiler.

Türkiye’de 35 yıllık bir gelenek ve birikime son verilmiştir. Cumhurbaşkanlığı sistemine geçilmesi bu ülkeye sayısız zararlar vermiştir. Verdiği zararlardan birisi 35 yıllık bu tecrübeyi ve bilgi birikimini çöpe atmış olmasıdır.

Dahası şunu da ilave etmek isterim: Türkiye’de 539 maddelik tarihimizde görülmemiş ölçüde uzun ve ayrıntılı bir teşkilât kararnamesi var: 1 sayılı Cumhurbaşkanlığı Teşkilatı Hakkında Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi. 539 maddelik bu Kararnamede “Başbakanlık uzmanları”nın yerine alabilecek “Cumhurbaşkanlığı uzmanları”na ilişkin bir madde yoktur. Başbakanlık uzmanları Cumhurbaşkanlığına devredilmemiştir. Cumhurbaşkanlığının kendi içinde de “Cumhurbaşkanlığı uzmanlığı” şeklinde bir kadro ihdas edilmemiştir.

Türk bürokrasisinde nasıl uzman yetişecektir? Uzmanlar gökten mi yağacaktır? Devletin kendi içinde istihdam edilmeden ve eğitilmeden kariyer bir meslek mensubu olarak bürokrat yetişmez. Kariyer meslek grubu olarak bürokratların olmadığı bir yerde modern devlet yönetilemez.

Mevcut sistemde Cumhurbaşkanlığı İdarî İşler Başkanlığının değişik birimlerinde çok değişik yerlerden gelen personel çalıştırılmaktadır. Bunların arasında bir cohérence yoktur. Bunların bulundukları yerlere, bunları atayan makamların takdiri dışında, hangi objektif kriterlerle geldikleri de belli değildir. Bunların çoğunluğunun Başbakanlık uzmanları kadar bürokraside bilgi ve deneyim sahibi olduklarını da sanmam.

Cumhurbaşkanlığı hükûmet sisteminin başarılı olması isteniyorsa, Cumhurbaşkanlığı İdarî İşler Başkanlığında eski Başbakanlık uzmanlarına görev verilmelidir. Bunlar beğenilmiyorsa, işe sıfırdan başlanmalı, Cumhurbaşkanlığında bir “Cumhurbaşkanlığı uzmanlığı” kadrosu ihdas edilmeli ve bu kadroya “Cumhurbaşkanlığı uzman yardımcıları” alınmalı ve bunlar sıkı bir eğitimden geçirilerek yetiştirilmelidir.

7. Cumhurbaşkanlığı Hükûmet Sisteminde Karar Alma Sürecinin Rasyonalitesi Konusunda Bir Sorgulama

Personelin uzmanlığı ve kalitesinden bağımsız olarak şunu da belirtmek gerekir ki, Türkiye’deki Cumhurbaşkanlığı hükûmet sisteminde karar alma sürecinin rasyonalitesi de fevkalade düşüktür. Yüzlerce ve belki binlerce kamu görevlisi Cumhurbaşkanı tarafından atanmaktadır [1]. Küçük büyük pek çok konuda karar alma ve düzenleme yapma yetkisi doğrudan doğruya Cumhurbaşkanına verilmiştir [2]. Tek kişilik bir makam olan Cumhurbaşkanının binlerce kişiyi atamadan önce bunlar hakkında yeterli inceleme yapması ve keza karar vermesi gereken binlerce konu hakkında etraflıca düşünmesi zaman bakımından imkansızdır. Cumhurbaşkanının gerek atayacağı görevli sayısının, gerekse alması gereken karar sayısının çok fazla sayıda olması, Cumhurbaşkanının isabetli karar verme ihtimalini düşürür.

Bu konuya, İdare Hukuku (Bursa, Ekin, 2. Baskı, 2019, c.I, s.342-361) isimli kitabımda pek çok örnek vermiş ve bunu şiddetle eleştirmiştim. Kitabımda verdiğim bir örneği burada da vereyim: 14 Kasım 2018 tarih ve 30595 sayılı Resmî Gazetede yayınlanan 13 Kasım 2018 tarih ve 342 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı, “İzmir İli, Bornova İlçesi, Ergene Mahallesi, 1.959 m2 yüzölçümlü, 14049 ada, 1 numaralı paresele ilişkin… ekli… Uygulama İmar Plânı Değişikliğinin onaylanması”na ilişkindir. İki dönüm büyüklüğünde bir arsaya ilişkin imar plânı değişikliği kararının Cumhurbaşkanı tarafından alındığı bir başka “başkanlık hükûmet sistemi” örneği herhâlde yeryüzünde yoktur! İki dönümlük arsa üzerinde karar alma yetkisini Cumhurbaşkanına bırakan bir sistemin rasyonel ve etkili bir şekilde işlemesi mümkün değildir. Buradaki sorun, personel kalitesi sorunu da değildir.

* * *

İşin mutfağında iyi yetişmiş uzman personel bulunmadıkça ve keza karar alma sürecinde rasyonalite olmadıkça, hiçbir sistem, başarılı bir şekilde işleyemez. Türkiye’de Cumhurbaşkanlığı hükûmet sisteminin başarılı olması arzu ediliyorsa, Cumhurbaşkanlığında uzman personel çalıştırılması ve Cumhurbaşkanlığındaki karar alma sürecinin rasyonalitesinin yükseltilmesi gerekir.

8 Aralık 2019


NOT: BU makalede unutulduğundan şikayet edilen Cumhurbaşkanı Kararı, nihayet, bu makalenin yayanlanmasından 16 gün sonra, 14 Aralık 2019 tarihli Resmî Gazetede yayınlanmıştır. Bu konuda bkz. Kemal Gözler, “2019-2010 Yılına İlişkin Öğrenim Ücretlerinin Belirlenmesi Hakkında Cumhurbaşkanı Kararının Altı Ay Gecikmeyle Resmî Gazetede Yayınlanması Ne Anlama Geliyor?”, www.anayasa.gen.tr/ogrenim-ucretleri-ek.htm, (Yayın Tarihi: 8 Aralık 2019).

DİPNOTLAR
(Geri dönmek için dipnot numarasının üzerine tıklayınız).
[1] 6 Aralık 2019 tarihi itibarıyla Resmî Gazetede yayınlanan son atama kararı 429 numaralıdır. Bazı atama kararları tek kişinin atanmasına, bazı kararlar ise pek çok kişinin atanmasına ilişkindir. Örneğin 29 Kasım 2019 tarihli Resmî Gazetede yayınlanan 2019/415 sayılı atama kararı, 12 ayrı kişinin atanmasına ilişkindir.
[2] 4 Aralık 2019 tarihi tibarıyla Resmî Gazetede yayınlanan son "Cumhurbaşkanı kararı" 1814 numaralıdır.


(c) Kemal Gözler, 2019.

İKTİBAS KONUSUNDA UYARI:
Makalemin tam metin olarak başka internet sitelerinde, gazete veya dergilerde yayınlanmasına rızam yoktur. Makalemden ancak miktar olarak yarısını aşmamak, ismimin zikredilmesi ve www.anayasa.gen.tr/ogrenim-ucretleri.htm adresine link verilmesi şartıyla alıntı yapılabilir.


BU YAZIYA AŞAĞIDAKİ ŞEKİLDE ATIF YAPILMASI ÖNERİLİR:
Kemal Gözler, “2019-2020 Öğretim Yılında Öğrenim Ücretlerinin Belirlenmesine İlişkin Cumhurbaşkanı Kararı Resmî Gazetede Yayınlandı mı? Cumhurbaşkanlığı Hükûmet Sisteminde Karar Alma Sürecinin Etkililiği ve Rasyonalitesi Üzerine Bir Sorgulama”, www.anayasa.gen.tr/ogrenim-ucretleri.htm, (Yayın Tarihi: 8 Aralık 2019).

BU MAKALE İLGİNİZİ ÇEKTİYSE İZLEYEN MAKALELERİM DE İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR:
Kemal Gözler, “Üniversitelerde Yabancı Öğrenci Sayısı Sorunu: Akademinin Değersizleşmesi Üzerine Makaleme İkinci Ek, www.anayasa.gen.tr/yabanci-ogrenci.htm, (Yayın Tarihi: 2 Aralık 2019).

İDARE HUKUKU AÇISINDAN CUMHURBAŞKANLIĞI HÜKÛMET SİSTEMİNİN YARATTIĞI PROBLEMLER KONUSUNDA İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR:
Kemal Gözler, İdare Hukuku, Bursa, Ekin, 2019, 2 Cilt.


Copyright ve Sorumluluk
İktibas (Alıntı) Koşulları
Atıf (Kaynak Gösterme) Usulleri

Editör: Kemal Gözler
E-Mail:
twitter.com/k_gozler
Ana Sayfa: www.anayasa.gen.tr
Bu Sayfa: www.anayasa.gen.tr/ogrenim-ucretleri.htm
İlk Yayın Tarihi: 8 Aralık 2019, Saat 17:00
Düzeltme/Ekleme/Değişiklik Tarihi: