[Ana Sayfa]


Kemal Gözler, Türkiye Nereye Gidiyor? Akademi ve Hukuk Üzerine Gözlemler ve Eleştiriler (Makalelerim 2019), Bursa, Ekin, 2020, XXXII+656 s.


(Daha Büyük Boyutta Ön Kapak)



Kemal Gözler'in 2019 yılında internet ortamında yayınladığı makaleleri içerir.



ARKA KAPAK YAZISI

2019 yılında makalelerimi akademik dergilere göndermedim. Makalelerimi sadece anayasa.gen.tr veya idare.gen.tr’de yayınladım. Bundan sonra da akademik dergilere makale göndermeyeceğim. Bu tavrım, Türkiye’de akademik dergi yayıncılığına karşı bir protesto ve bir meydan okumadır. Türkiye’de akademik dergiler üzerinde hakimiyet kuranlara şunu göstermek istiyorum: Devir değişti. Artık bir yazarı, onun makalelerini dergilerinizde yayınlamayarak susturamazsınız.

* * *

Bu kitapta yer alan 30 küsur makale, zaten 2019 yılında, internet ortamında yayınlandı ve her biri aslında okunacağı kadar okundu. Ancak buna rağmen bu makalelerin sadece internet ortamında kalmasına gönlüm elvermedi. Kalıcı olmaları ve derli toplu bir arada bulunmaları bakımından makalelerimin bir kitapta toplanmasında yarar gördüm. Böylece bu kitap ortaya çıktı.

* * *

Bu kitaptaki makalelerin neredeyse hepsi bela çekmeye aday makaleler. Makalelerden bazıları doğrudan doğruya ülkedeki siyasî iktidarın şiddetli bir eleştirisi niteliğinde. Bazılarında ise isim vererek bazı kişi ve kurumlar eleştiriliyor. Türkiye’de genel eleştiri yapma geleneği az ya da çok varsa da, isim belirterek eleştiri yapma geleneği yoktur. Türkiye’de sanki sistemi uzaydan gelenler kurdu ve onlar işletiyor gibi isim belirtmeden genel olarak sistem eleştirilir. Eleştirilmesi gereken kişilerin isimleri gizlenir. İsim verdiğinizde şimşekleri üzerinize çekersiniz. Türkiye’de isim vererek eleştiri yapmak, ateşle oynamak kadar tehlikelidir.

Aslında bu makaleleri yazmaya hiç mi hiç ihtiyacım yok. Meslek olarak bunlara ihtiyacım yok; zaten emekliyim. Yazar olarak da bunlara ihtiyacım yok; zaten yayınlanmış pek çok kitabım ve makalem var. Kişisel olarak bu makalelerin bana sağlayacağı bir yarar yok.

Diğer yandan belirtmek isterim ki, esasen, hiç de siyasete ilgi duyan biri değilim. 2011 yılına kadar, bazı seçimlerde sandığa gidip oy dahi kullanmadım. Siyasî konularda yazmamayı prensip edinmiş biriydim. Şimdi siyasî iktidarı en çok eleştiren hukukçulardan biri hâline geldim. Sanıyorum bunun sebebi sadece bende değil; Türkiye’de hâkim olan ve 2010’dan beri yönünü şaşıran siyasî iktidarın kendisinde de aranmalıdır.

Yine Türkiye’de hukukçular arasında en katı pozitivistlerden biri olduğum malum. Bu kitapta topladığım bazı makalelerimin pozitivist teoriyle çeliştiğini iddia edenler oldu. Gerçi ben öyle düşünmüyorum, ama yine de bu makalelerimin öğretisel tutarlılığım için riskli yazılar olduğu söylenebilir. Diğer bir ifadeyle bu makaleler, sadece hukukî güvenliğim açısından değil, aynı zamanda doktrinal bütünlüğüm açısından da mayın tarlasında yazılmış makaleler.

Neden bu riskli yazıları yazdım? Beni bu makaleleri yazmaya iten şey ne?

Bu sorulara verebilecek bir cevabım yok. Neden yazdığımı bilmiyorum.

Bu makaleleri önceden plânlayarak, isteyerek yazmadım. İçimden gelen ses, “yaz” dediği için yazdım. Belki yazmasam, belki sussam, benim açımdan daha iyi olurdu. Ama susamadım. “Neden yazdın” sorusuna verebileceğim nihaî cevap “susamadığım için yazdım” cevabımdan ibarettir. Bunlar susamamanın yazılarıdır. K.G.




KİTABIN BÖLÜMLERİ
(Aşağıdaki mavi linklere tıklayarak bölümleri okuyabilirsiniz).

Makale 1.- Hukuk Nereye Gidiyor? Gözlemler ve Sorular
Makale 2.- Demokrasi Nereye Gidiyor? Nerede Hata Yaptık?
Makale 3.- Sigara Haram mı?
Makale 4.- Sigara Haram mı? (2)
Makale 5.- Hukuk-Fıkıh İlişkisi: İslâm Hukukçusu Kimdir?
Makale 6.- Hayrettin Karaman’a Cevaplar
Makale 7.- Bir Danıştay Kararında Benim Kitabımdan Yapılmış Kaynaksız Alıntı
Makale 8.- YSK’nın Kararı Hakkında Neden Yazmadım?
Makale 9.- YSK’nın Bağımsızlığı Üzerine: Gözlemler ve Öneriler
Makale 10.- Hukukun Siyasetle İmtihanı-2
Makale 11.- “Hukuk” Kelimesi Kaç Yaşında? Etimoloji Bize Ne Söyler?
Makale 12.- “İslâm Hukuku” Terimi Kaç Yaşında? “Fıkıh” Yerine Ne Zamandan Beri “İslâm Hukuku” Terimi Kullanılıyor?
Makale 13.- Anayasa Mahkemesinin Usûlsüz Alıntısı: Anayasa Mahkemesinin Ali Kıdık Kararındaki Prima Facie İhlâl Doktrininin Sahibi Kim?
Makale 14.- Akademik Dergi Yayıncılığı Üzerine Gözlemler ve Eleştiriler
Makale 15.- AÜSBFD Tarafından Reddedilen Bir Makalem Dolayısıyla
Makale 16.- Osmanlı/Türk İl Özel İdaresi Sistemi Üzerinde Fransız Etkisi: 26 Mart 1913 Tarihli Kanun-ı Muvakkat, 10 Ağustos 1871 Tarihli Fransız Kanunundan mı İktibas Edilmiştir?
Makale 17.- Altuğ Yalçıntaş’ın Cevabına Cevap: İtibarımı Editör Ve Hakemler Üzerinde Baskı Kurmak İçin mi Kullanıyorum?
Makale 18.- Gerekçeli Karar Kaç Ayda Yazılır? Davacısı Olduğum Altı Davada Bursa 3. Asliye Hukuk Mahkemesinin Gerekçeli Kararları On Sekiz Aydır Yazmaması Hakkında Bir Açıklama
Makale 19.- Erişimi Engellenen Bir Web Sayfasının İçerik Sağlayıcısı Tarafından Yayından Çıkarılması Ne İşe Yarar? Erişim Sağlayıcıları Birliğinin 3 Eylül 2019 Tarihli Bir E-Postasının Düşündürdükleri (İçerik Sağlayıcıları İçin Bir Uyarı)
Makale 20.- Anadolu Hukukta Neler Oluyor? Anadolu Üniversitesi Hukuk Fakültesinde Bir Hukuk Felsefesi Hocasının Görevine Son Verilmesi ve Hukuk Felsefesi Dersini Vermekle Bir İlahiyat Fakültesi Hocasının Görevlendirilmesi Hakkında Bir Eleştiri
Makale 21.- Hukukçu Olmayan Hukuk Dekanları: Türkiye’de Bazı Hukuk Fakültelerine Hukukçu Olmayan Dekan Atanması Hakkında Eleştiriler
Makale 22.- Emir Kaya’ya Cevap Hukuk Fakültelerine Hukukçu Dekan Atanmasını İstemek Hukukçuluk Fetişizmi Değildir
Makale 23.- Hukukçu Olmayan Hâkimler Sorunu-1: Hukuk Fakültesi Mezunu Olmayan Anayasa Mahkemesi Üyeleri
Makale 24.- Hukukçu Olmayan Hâkimler Sorunu-2: İdarî Yargıda Hukukçu Olmayan Hâkimler
Makale 25.- İlâhiyat Nereye Gidiyor? Hukukun Sefaleti ve İlâhiyatın Zenginliği Üzerine Gözlemler (Bırakın Sayılar Konuşsun!)
Makale 26.- İlâhiyat Nereye Gidiyor? (2) İlâhiyatta Yüksek Lisans ve Doktora Sayıları Hakkında Gözlemler
Makale 27.- Akademinin Değersizleşmesi Üzerine
Makale 28.- Biga İİBF’ye Cevap
Makale 29.- Üniversitelere Girişte Tercih Yapmayan Aday ve Boş Kalan Kontenjan Olgusu Bize Ne Söyler? (“Akademinin Değersizleştirilmesi Üzeri-ne” Başlıklı Makaleme Bir Ek)
Makale 30.- Üniversitelerde Yabancı Öğrenci Sayısı Sorunu “Akademinin Değersizleştirilmesi Üzerine” Başlıklı Makaleme İkinci Ek)
Makale 31.- Anayasa Candır: Ayşe Odman’ın Aynı İsimli Kitabı Hakkında Bir Tanıtım ve İnceleme Yazısı
Makale 32.- İlahiyatçı Hukuk Doçentleri Geliyor (mu?): Hukuk Temel Alanında Doçentliğe Başvuru Koşulları Neden Değişti?
Makale 33.- 2019-2020 Öğretim Yılında Öğrenim Ücretlerinin Belirlenmesine İlişkin Cumhurbaşkanı Kararı Resmî Gazetede Yayınlandı mı? Cumhurbaşkanlığı Hükûmet Sisteminde Karar Alma Sürecinin Etkililiği ve Rasyonalitesi Üzerine Bir Sorgulama
Makale 34.- 2019-2020 Öğretim Yılına İlişkin Öğrenim Ücretlerinin Belirlenmesi Hakkında Cumhurbaşkanı Kararının Altı Ay Gecikmeyle Resmî Gaze-tede Yayınlanması Ne Anlama Geliyor?
Makale 35.- İslâm Hukukunun Değeri: İslâm Hukuku, Batı Hukukuna Alternatif Olabilir mi?
Makale 36.- İslâm Hukukunun Değeri-2: Lâik Hukukun Kemirilmesi ile İslâm Hukukunun Eleştirisi ve Savunulması Üzerine
Makale 37.- Cumhurbaşkanlığı Hükûmet Sisteminin Uygulamadaki Değeri: Bir Buçuk Yıllık Bir Bilanço
Makale 38.- Devlet Personel Başkanlığının Web Sitesi Neden Hâlâ Yayında? Bir Altıncı Ay Dönümü Yazısı (“Cumhurbaşkanlığı Hükûmet Sisteminin Uygulamadaki Değeri” Başlıklı Makaleme Bir Ek)
Makale 39.- Uludağ Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Kamil Dilek’e Açık Mektup
Makale 40.- Uludağ Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Kamil Dilek’in Akademik Kurulda Seçim Anketi Yapması Hakkında Eleştiriler
Makale 41.- Yalova Üniversitesi Sbe Kamu Hukuku Yüksek Lisans Programı Hakkında Eleştiriler

Kitabın içindekiler kısmının tam halini görmek için burasını tıklayabilirsiniz.



ÖNSÖZ


Elinizde tuttuğunuz bu kitapta benim 2019 yılında internet ortamında yayınladığım 30 küsur makalemi bulacaksınız. Bu makalelerin yazılış süreci ve bunları bu kitapta toplamamın sebebi konusunda bazı bilgiler vermek isterim.

1. 2019 Yılında Makalelerimi Neden Dergilere Göndermedim?

22 Ağustos 2019 tarihinde www.anayasa.gen.tr’de yayınladığım “Akademik Dergi Yayıncılığı Üzerine Gözlemler ve Eleştiriler” başlıklı makalemde sebeplerini (1) açıkladığım gibi, 2019 yılında makalelerimi akademik dergilere göndermedim ve bundan sonra da Türkiye’de akademik dergilere makale göndermeyeceğim (2).

Benim bu tavrım, Türkiye’de akademik dergi yayıncılığına karşı bir protesto ve bir meydan okumadır. Türkiye’de akademik dergiler üzerinde hakimiyet kuranlara şunu göstermek istiyorum: Devir değişti. Artık bir yazarı, onun makalelerini dergilerinizde yayınlamayarak susturamazsınız.

Hatta onlara şunu söylemek istiyorum: Benim makalelerim sizin dergilerinizdeki makalelerden çok daha fazla okunuyor (3). Benim makalelerim sizin büyük imkanlarla çıkardığınız, arkanıza devletin kurumlarını alarak yayınladığınız dergilerden çok daha fazla ses getiriyor.

Bundan sonra akademik dergiler için makale yazmasam da, hâliyle makale yazmaya, gücüm yettikçe devam edeceğim ve yazdığım makaleleri anayasa.gen.tr veya idare.gen.tr sitelerimde yayınlayacağım.

2. Makalelerimi Neden Bu Kitapta Topladım?

Bu kitaptaki makaleleri, zaten 2019 yılında, anayasa.gen.tr veya idare.gen.tr sitelerinde açık erişim olarak yayınladım ve bu makalelerin her biri aslında okunacağı kadar okundu. Ancak buna rağmen bu makalelerin kağıt üzerinde de yayınlanmasında şu üç nedenden dolayı yarar olduğunu düşünüyorum: 1. Makalelerin kağıt üzerinde yayınlanmasında kalıcılık bakımından hâliyle yarar vardır. Belki bir gün anayasa.gen.tr ve idare.gen.tr siteleri kapanır ve makalelerim ulaşılamaz olur. 2. Keza bu 30 küsur makalenin derli toplu bir arada bulunmasında da erişilirlik bakımından yarar var. 3. Nihayet, ben dahil eski kuşak akademisyenlerin, bir makaleyi kağıt üzerinde görme, makaleye elle dokunma alışkanlığı vardır. Belki de gerçek sebep şudur: Dijital ortamda yayınladığım makalelerimi kağıt üzerinde de görmek istedim. İşte bu düşüncelerle, 2019 yılında anayasa.gen.tr ve idare.gen.tr sitelerinde yayınladığım makaleleri bir kitapta toplamaya karar verdim. Bu şekilde elinizde tuttuğunuz bu kitap ortaya çıktı.

3. Bu Kitapta Hangi Makaleler Var?

Anayasa.gen.tr’de veya idare.gen.tr’de 1 Ocak 2019 ile 31 Ocak 2019 tarihleri arasında 35 makale yayınlamışım. Bunların dördünü (4) daha önce 2019 yılının Nisan ayında yayınladığım Fıkıh-Hukuk İlişkisi Üzerine (Bursa, Ekin, 2019, 152 s.) isimli kitabımda kağıt üzerinde yayınlamıştım. Dolayısıyla bunları bu kitaba almadım. Ancak bunlara bu kitapta (s.19-22) birer sayfa ayırarak bunların başlıklarını ve içindekiler kısımları ve keza bunların bibliyografik künyelerini ve ücretsiz olarak okunabilecekleri internet adreslerini verdim. Arzu edenler bu makaleleri adı geçen kitaptan ve ilgili sayfalarda belirtilen internet kaynaklarından okuyabilirler.

Elinizde tuttuğunuz bu kitaba 2019 yılında değil, 2018 yılının Aralık ayında yayınlanmış şu iki makaleyi de aldım:

Kemal Gözler, “Hukuk Nereye Gidiyor? Gözlemler ve Sorular”, www.anayasa.gen.tr/hukuk-nereye-gidiyor.htm, 6 Aralık 2018.

Kemal Gözler, “Demokrasi Nereye Gidiyor? Nerede Hata Yaptık?”, www.anayasa.gen.tr/demokrasi-nereye-gidiyor.htm, 12 Aralık 2018.

Zira bu iki makale de esasen 2019 yılında yazdığım makalelerin ruhunu ve genel havasını taşımaktadırlar ve aslında 2019 yılında yazdığım makale serisinin başlangıç makaleleridir. Bir bütünlük olması açısından bu iki makaleyi de bu kitaba aldım. Kitaba, 2019 yılının bitmesinden 9 gün sonra, yani 9 Ocak 2020 tarihinde, www.anayasa.gen.tr’de yayınladığım “Devlet Personel Başkanlığı Web Sitesi Neden Hâlâ Yayında?” başlıklı makaleyi de aldım. Çünkü bu makale, bu kitabın 37’nci makalesi olan “Cumhurbaşkanlığı Hükûmet Sisteminin Uygulamadaki Değeri: Bir Buçuk Yıllık Bir Bilanço” başlıklı makalenin devamıdır ve onun ayrılmaz bir parçasıdır. Böylece ortaya 38 makale çıktı (Yukarıda açıkladığım gibi daha önce bir kitapta toplandıkları için 3, 4, 5 ve 6’ncı makaleleri tam metin olarak bu kitaba almadım; bu kitapta bunları sadece başlık ve içindekiler olarak verdim).

Kitabın sonuna ayrıca 2013 ve 2014 yılında yazılmış şu üç makaleyi de ekledim:

Kemal Gözler, “Uludağ Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Kamil Dilek'e Açık Mektup”, http://www.anayasa.gen.tr/rektore-acik-mektup.htm (Yayın Tarihi: 22 Temmuz 2013).

Kemal Gözler, “Uludağ Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Kamil Dilek’in Akademik Kurulda Seçim Anketi Yapması Hakkında Eleştiriler”, www.anayasa.gen.tr/ankete-elestiriler.pdf (Yayın Tarihi: 12 Ocak 2014).

Kemal Gözler, “Yalova Üniversitesi SBE Kamu Hukuku Yüksek Lisans Programı Hakkında Eleştiriler”, www.anayasa.gen.tr/yalova-yl.pdf (Yayın Tarihi: 9 Ocak 2014).

Son iki makale tam metin olarak kağıt üzerinde yayınlanmamıştı. Onlar da kaybolmasın istedim. Birinci makale (“Uludağ Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Kamil Dilek’e Açık Mektup”) ise, Güncel Hukuk (Ağustos 2013, Cilt 8, Sayı 116, s.61-63) dergisinde yayınlanmıştı. Ama benim için taşıdığı önem nedeniyle, bu kısa yazıyı, ekleriyle birlikte, bu kitabın sonunda yayınlamayı uygun gördüm.

Kitapta makaleleri, anayasa.gen.tr ve idare.gen.tr’deki yayınlanış tarihleri itibarıyla sıraladım. Zira bu makaleler, yayınlandıkları dönem itibarıyla, kendilerine has anlamları ve değerleri olan makalelerdir. Zaten makalelerin bir kısmı da belli bir tarihte, belli bir olay üzerine yazılmışlardır. Birbirinin devamı niteliğinde olan birkaç makalede kronolojik sıralamadan ayrıldım; bunları arka arkaya verdim. Konu olarak benzer veya birbirinin devamı niteliğinde olan bası makaleler belki birleştirilebilirdi. Ancak bunu yapmadım. Çünkü bu makalelerden her biri ayrı bir mücadelenin ürünü.

Ayrıca belirtmek isterim ki, makaleleri, anayasa.gen.tr ve idare.gen.tr’deki hâlleriyle bu kitaba aldım. Makalelerde, bir iki yazım hatasına müdahale dışında, herhangi bir değişiklik, geliştirme ve güncelleştirme yapmadım. Makalelerin sonunda anayasa.gen.tr veya idare.gen.tr’deki yayın tarihlerini belirttim. Her makale o tarihteki durumu gösterir.

4. Bu Kitabın İsmini Nasıl Koydum?

Kitapta esas itibarıyla 1 Ocak 2019 ile 31 Aralık 2019 tarihleri arasında yayınladığım makaleler bulunmaktadır. Bu nedenle kitaba önce “Makalelerim 2019” ismini verdim. Ancak bu çok etkileyici bir isimlendirme olmadı. Bu nedenle kitaba etkileyici ve akılda kalıcı bir üst başlık koymakta yarar olduğunu düşündüm. Örneğin 17 Nisan 2017 referandumu öncesinde Anayasa değişikliğine karşı yazdığım makaleleri topladığım kitaba “Elveda Anayasa” üst başlığını koymuştum ve bu kitap bu başlıkla akıllarda yer etti.

Ancak 2019 yılında yazdığım makaleleri topladığım kitaba böyle akılda kalıcı bir üst başlık bulmakta zorlandım. Neticede bu kitaba üst başlık olarak “Türkiye Nereye Gidiyor?” başlığını seçtim. Zira makalelerden bazıları “Hukuk Nereye Gidiyor?”, “Demokrasi Nereye Gidiyor?”, “İlahiyat Nereye Gidiyor” gibi başlıklar taşıyor. Vakıa, bu kitapta toplanan makalelerin neredeyse hepsi, Türkiye’nin yanlış yolda ilerlediği gözlemleyen ve bunu eleştiren makaleler. Diğer yandan kitabın içeriğini yansıtan “Akademi ve Hukuk Üzerine Gözlemler ve Eleştiriler” şeklinde tasvirî bir alt başlık da eklemeyi uygun gördüm. Zira, makalelerin eleştirdiği konular, esas itibarıyla Türkiye’de hukukun ve akademinin durumuna ilişkin. Neticede biraz uzun da olsa şöyle bir başlık ortaya çıktı: “Türkiye Nereye Gidiyor? Akademi ve Hukuk Üzerine Gözlemler ve Eleştiriler (Makalelerim 2019)”.

5. Bu Makaleleri Nasıl Yazdım?

Bu makaleleri önceden plânlayarak yazmadım. Hatta bu makaleleri yazmayı da pek istemedim. Bu makaleler, bana kendilerini yazdırdılar. Birçoğunu, belli bir olay veya belli bir konu hakkında susmamak, bir iki satır, bir iki paragraflık bir açıklama yapmak, tepkimi dile getirmek için yazmaya başladım. Ortaya on, yirmi ve bazen otuz sayfa uzunluğunda makaleler çıktı.

Bazen de bir makale, diğer bir makaleyi doğurdu. O makaleyi yazdıktan sonra, o konuyla ilgili başka sorunları gördüm; aklıma başka fikirler takıldı. O konuda yazmak ihtiyacını hissettim. Aşağıda makaleleri okurken göreceğiniz gibi bazı makaleler birbirinin devamı niteliğinde olan makalelerdir.

* * *

Güzel bir makale, nasıl bir çırpıda okunan makaleyse, aynı şekilde, güzel bir makale bir çırpıda yazılan makaledir. İyi bir makale bir oturuşta yazılır ve bir oturuşta okunur. Keza ince eleyip sık dokumadan, yazarın ağzından ilk çıktığı gibi kaleme alınan makale, en etkileyici olan makaledir.

Yazarlar bazen çok zaman ayırarak, uğraşa uğraşa, bazen de bir çırpıda yazarlar. Ben bu makalelerde oldukça şanslıydım. Makalelerin neredeyse hepsini çok hızlı bir şekilde, adeta koşa koşa yazdım. Makalelerin çoğunluğunun yazmasını tek bir günde bitirdim. Hatta sabah başlayıp öğlene kadar bitirdiğim makaleler oldu. Hâliyle, “İlâhiyat Nereye Gidiyor?”, “Akademinin Değersizleşmesi Üzerine” gibi istatistiksel verilerle desteklenen makalelerde, söz konusu istatistiklere ulaşmak, bunları derlemek, yorumlamak, bunlar arasında karşılaştırma yapmak ve bu istatistiklerdeki verileri anlamlı bir bütün içinde sunmak için ayrıca uğraştım ve bu iş benim çok zamanımı aldı. “'Hukuk' Kelimesi Kaç Yaşında?”, “'İslâm Hukuku' Terimi Kaç Yaşında?” gibi literatürün yoğun olarak kullanıldığı makalelerin yazımı da ayrı bir araştırma gerektirdiğinden çok zamanımı aldılar. Çok zamanımı olan bu makalelerin dahi ana metinlerini bir oturuşta yazdığımı, en azından kurgularını bir çırpıda oluşturduğumu söyleyebilirim.

* * *

Ancak bir çırpıda yazdığım bu makaleleri budamak için çok uğraştım. Bu kitapta yer alan bütün makaleler, çok yoğun bir otosansürden geçmiştir. Bir günde yazdığım makaleyi sansürlemek için iki üç gün uğraştım. Sert ifadeleri yumuşattım. Başıma iş açacak, gözlemlerimi, görüşlerimi ve iddialarımı değiştirdim veya tümden çıkarttım.

Bu kitapta bulunan makaleler, özellikle ilk hâlleri itibarıyla, sadece bilgi ve akılla değil, aynı zamanda duyguyla yazılmış makalelerdir. Her bir makalede, önce içimden gelen ses ne diyorsa onu yazdım. Ama daha sonra yazdıklarımı otosansürden geçirdim. Bu otosansürün sonucunda makalelerimin üslûbundan, akıcılığından, etkileyiciliğinden çok şey kaybettiğinden eminin; ancak argümantasyon gücünden bir şey kaybetmediğini umarım.

Neden otosansüre gittim? Vakıa, bu makaleler, zor zamanların makaleleri. Vakıa bu ülkede, bir korku atmosferi hüküm sürüyor ve gün geçtikçe de yoğunlaşıyor. Bu ülkede yaşayan biri olarak ben de bu atmosferden muaf değilim (5).

Bu makalelerde incelenen konular, araziye gizlenmiş mayınlar gibi tehlikeli konulardır. Bu makalelere son hâllerini verirken ve yayınlarken bir mayın tarlasında ilerliyormuş gibi dikkatli ve tedbirli davrandım.

6. Bu Makaleleri Neden Yazdım?

Bu kitaptaki makalelerin neredeyse hepsi bela çekmeye aday makaleler. Makalelerden bazıları doğrudan doğruya ülkedeki siyasî iktidarın şiddetli bir eleştirisi niteliğinde. Bazılarında ise isim vererek bazı kişi ve kurumlar eleştiriliyor. Türkiye’de genel eleştiri yapma geleneği az ya da çok varsa da, isim belirterek eleştiri yapma geleneği yoktur. Türkiye’de sanki sistemi uzaydan gelenler kurdu ve onlar işletiyor gibi isim belirtmeden genel olarak sistem eleştirilir. Eleştirilmesi gereken kişilerin isimleri gizlenir. İsim verdiğinizde şimşekleri üzerinize çekersiniz. Türkiye’de isim vererek eleştiri yapmak, ateşle oynamak kadar tehlikelidir.

Aslında bu makaleleri yazmaya hiç mi hiç ihtiyacım yok. Meslek olarak bunlara ihtiyacım yok; zaten emekliyim. Yazar olarak da bunlara ihtiyacım yok; zaten yayınlanmış pek çok kitabım ve makalem var. Kişisel olarak bu makalelerin bana sağlayacağı bir yarar yok.

Diğer yandan belirtmek isterim ki, esasen, hiç de siyasete ilgi duyan biri değilim. 2011 yılına kadar, bazı seçimlerde sandığa gidip oy dahi kullanmadım. Siyasî konularda yazmamayı prensip edinmiş biriydim. Şimdi siyasî iktidarı en çok eleştiren hukukçulardan biri hâline geldim. Sanıyorum bunun sebebi sadece bende değil; Türkiye’de hâkim olan ve 2010’dan beri yönünü şaşıran siyasî iktidarın kendisinde de aranmalıdır.

Yine Türkiye’de hukukçular arasında en katı pozitivistlerden biri olduğum malum. Bu kitapta topladığım bazı makalelerimin pozitivist teoriyle çeliştiğini iddia edenler oldu. Gerçi ben öyle düşünmüyorum, ama yine de bu makalelerimin öğretisel tutarlılığım için riskli yazılar olduğu söylenebilir. Diğer bir ifadeyle bu makaleler, sadece hukukî güvenliğim açısından değil, aynı zamanda doktrinal bütünlüğüm açısından da mayın tarlasında yazılmış makaleler.

Neden bu riskli yazıları yazdım? Beni bu makaleleri yazmaya iten şey ne?

Bu sorulara verebilecek bir cevabım yok. Neden yazdığımı bilmiyorum.

Bu makaleleri önceden planlayarak, isteyerek yazmadım. İçimden gelen ses, “yaz” dediği için yazdım. Belki yazmasam, belki sussam, benim açımdan daha iyi olurdu. Ama susamadım. “Neden yazdın” sorusuna verebileceğim nihaî cevap “susamadığım için yazdım” cevabımdan ibarettir. Bunlar susamamanın yazılarıdır.

Gündüz susmayı başardıysam, gece başaramadım. İçimden gelen ses hep “yaz” dedi. Adeta yazdıklarımı rüyamda gördüm. Sabah uyandığımda makalede yazacağım bütün fikirler sırasıyla aklımdaydı; bütün cümleler dudaklarımın ucundaydı; ben de klavyenin başına geçip bunları yazıya aktardım.

7. Bu Makaleler Ne Etki Doğurdu?

Makalelerim bir etki yarattı mı? Hâliyle bir makalenin doğurduğu etkiyi ölçmek çok zor. Keza bu soruyu makalenin yazarına sormak da çok anlamlı değil. Bununla birlikte makalelerimin, okuyucu kitlesinde belli bir ilgiyle karşılandığını söyleyebilirim. Malum Türk toplumu, seyretmeyi ve dinlemeyi sevdiği oranda okumayı seven bir toplum değil. Türkiye’de 20-30 sayfalık bir makaleyi okuma sabrını gösterecek okuyucu sayısı çok fazla değildir.

Makalelerin doğurduğu etkiyi ölçmek zor olsa da makalelerin artık kaç kişi tarafından okunduğunu bilmek mümkün. Google Analytics (https://analytics. google.com/analytics/web/...) aracılığıyla hangi makalemin kaç kişi tarafından okunduğu (daha doğrusu makalenin bulunduğu web sayfasının görüntülenme sayısı) bilgisine ulaşmam mümkün oluyor. 5 Aralık 2018 ile 10 Şubat 2020 tarihleri arasında en çok okunan dört makalemin okunma sayıları şöyledir:

Muhtemelen makalelerimin etkisi üzerinde içinde bulunduğumuz korku atmosferinin de bir katkısı oldu. Bu atmosfer yüzünden Türkiye’de benim yazdığım konularda pek bir makale yazılmıyor veya yazılamıyor. Dolayısıyla herkesin sustuğu yerde sözün değeri artıyor.

8. Makalelerime Ne Tepki Geldi?

Makalelerimde oldukça tartışmalı konularda ileri sürdüğüm görüşler var. Makalelerimde pek çok kişi ve kurumu isim vererek eleştirdim. Bu makalelere karşı sert tepkiler gelmesi, makalelerime karşı pek çok cevap veya eleştiri makaleleri yazılması beklenirdi.

Makalelerimin sadece dördüne karşı cevap, eleştiri veya inceleme yazısı yazıldı. Diğerlerine karşı ise bir tepki gelmedi. Önce tepki gelen makaleleri görelim:

a) 6 Aralık 2018 tarihinde yayınladığım “Hukuk Nereye Gidiyor” başlıklı makaleme (6) cevap niteliğinde veya benim bu makalemde başlattığım tartışmanın devamı niteliğinde yazılar yazıldı (7).

b) 23 Ağustos 2019 tarihinde yayınladığım “AÜSBFD Tarafından Reddedilen Bir Makalem Dolayısıyla” başlıklı makaleme (8) cevap niteliğinde AÜSBFD öğretim üyesi sayın Doç. Dr. Altuğ Yalçıntaş, 2 Ekim 2019 tarihinde T24’te “Türkiye’de Bilimsel Suistimaller ve Kemal Gözler’e Cevap” başlıklı bir makale yayınladı (9) . Yalçıntaş’a ben de 4 Ekim 2019 tarihinde “Altuğ Yalçıntaş’ın Cevabına Cevap” başlıklı bir makale ile cevap verdim (10) .

c) 12 Ekim 2019 tarihinde yayınladığım “Hukukçu Olmayan Hukuk Dekanları” başlıklı makalemin (11) eleştirisi niteliğinde Emir Kaya 16 Ekim 2019 tarihinde “Hukukçuluk Fetişi: Kemal Gözler Yanılıyor ve Yanıltıyor” başlıklı bir makale yayınladı (12). Bu makaleye 18 Ekim 2019 tarihinde yayınladığım “Emir Kaya’ya Cevap” başlıklı makalemle cevap verdim (13).

d) 25 Kasım 2019 tarihinde yayınladığım “Akademinin Değersizleştirilmesi Üzerine” başlıklı makaleme (14) cevap niteliğinde, makalemde ismi örnek olarak zikredilen Biga İktisadî ve İdarî Bilimler Fakültesi kendi web sitesinde 29 Kasım 2019 tarihinde bir duyuru yayınladı (15). Bu duyuruya karşı 2 Aralık 2019 tarihinde “Biga İİBF’ye Cevap” başlıklı bir makale yayınladım (16).

Benim makalelerime önem verip, bunlara cevap veren veya benim başlattığım tartışmayı devam ettiren yazarlara teşekkür ederim.

* * *

Makalelerimle ilgili olarak sosyal medyada yapılan bazı paylaşımları ve bana gönderilen bazı e-postaları bir yana bırakırsak, yukarıda saydığım dört makalem dışında, geri kalan makalelerime, en azından benim görebildiğim kadarıyla, verilen bir cevap olmadı. Oysa bu makalelerin pek çoğunda isim vererek kişi ve kurumlara çeşitli eleştiriler yönelttim; bu kişi ve kurumlar hakkında somut örnekler vererek çeşitli iddialarda bulundum. İsmi geçen kişi ve kurumların kendileri hakkında ileri sürdüğüm iddialara cevap vermelerini, iddialarda belirttiğim hususların doğru olmadığını söylemelerini beklerdim. Cevap vermemeyi, susmayı tercih ettiler. Örnekler:

a) 29 Haziran 2019 tarihinde yayınladığım “Bir Danıştay Kararında Benim Kitabımdan Kaynaksız Alıntı” başlıklı yazımla (17) bir Danıştay kararında benim kitabımdan yapılmış bir usûlsüz alıntı bulunduğunu iddia ettim; bir cevap alamadım.

b) 24, 25 ve 26 Temmuz 2019 tarihlerinde yayınladığım üç makaleyle (18) Yüksek Seçim Kuruluna pek çok eleştiri yönelttim; bir cevap alamadım.

c) 19 Ağustos 2019 tarihinde yayınladığım bir makaleyle (19) Anayasa Mahkemesinin çeşitli kararlarında benim bir makalemden yapılmış usûlsüz alıntılar bulunduğunu iddia ettim; bir cevap almadım.

d) 22 Ağustos 2019 tarihinde “Akademik Dergi Yayıncılığı Üzerine Gözlemler ve Eleştiriler” başlıklı makalemle (20) Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi Dergisi, Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesi Dergisi ve Amme İdaresi Dergisi örneklerini vererek Türkiye’de akademik dergi yayıncılığını şiddetle eleştirdim; ismi geçen dergilerden veya diğer akademik dergilerden bir cevap alamadım.

e) 23 Ağustos 2019 tarihinde yayınladığım “AÜSBFD Tarafından Reddedilen Bir Makalem Dolayısıyla” başlıklı bir makalemle (21) Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi Dergisini eleştirdim ve bu Dergiye pek çok soru yönelttim; adı geçen Derginin editörlüğünden veya adı geçen Fakültenin Dekanlığından bir cevap alamadım.

f) 6 Eylül 2019 tarihinde yayınladığım “Gerekçeli Karar Kaç Ayda Yazılır?” başlıklı makalemde (22) davacısı olduğum altı davada Bursa 3’üncü Asliye Hukuk Mahkemesinin gerekçeli kararları on sekiz aydır yazmamasını şiddetle eleştirdim; adı geçen mahkemeden veya Hâkimler ve Savcılar Kurulundan bir cevap alamadım.

g) 9 Eylül 2019 tarihinde yayınladığım “Erişimi Engellenen Bir Web Sayfasının İçerik Sağlayıcısı Tarafından Yayından Çıkarılması Ne İşe Yarar?” başlıklı makalemde (23) Erişim Sağlayıcıları Birliğini şiddetle eleştirdim ve bu Birliğe pek çok soru yönelttim; adı geçen Birlikten bir cevap alamadım.

h) 6 Ekim 2019 tarihinde yayınladığım “Anadolu Hukukta Neler Oluyor?” başlıklı makalemde (24) bir hukuk felsefesi hocasının görevine son vermesi ve hukuk felsefesi dersini vermekle bir ilâhiyat fakültesi hocasının görevlendirilmesi konusunda Anadolu Üniversitesi Hukuk Fakültesi Dekanlığına pek çok eleştiri yönelttim; bir cevap alamadım.

ı) 12 Ekim 2019 tarihinde yayınladığım “Hukukçu Olmayan Hukuk Dekanları” başlıklı makalemde (25) isim vererek Türkiye’de 20 hukuk fakültesi dekanının hukukçu olmadığını yazdım ve hukukçu olmayan hocaların hukuk fakültesine dekan olarak atanmasını şiddetle eleştirdim; ne ismi geçen dekanlardan, ne adı geçen üniversite rektörlüklerinden, ne de YÖK’ten bir cevap alabildim.

i) 21 Ekim 2019 tarihinde yayınladığım “Hukukçu Olmayan Hâkimler Sorunu-1” başlıklı makalemde (26), isim de zikrederek Anayasa Mahkemesinin 16 üyesinden 8’inin hukukçu olmadığını belirtip, hukukçu olmayan kişilerin Anayasa Mahkemesi üyesi olmalarını eleştirdim; ne adı geçen üyelerden, ne de Anayasa Mahkemesinden bir cevap alabildim.

j) 24 Ekim 2019 tarihinde yayınladığım “Hukukçu Olmayan Hâkimler Sorunu-2” başlıklı makalemde (27), idarî yargıda hâkimlerin yarısından fazlasının hukukçu olmadığını iddia edip, bu durumu eleştirdim; ne Danıştaydan, ne idarî yargıya mensup mahkemelerden, ne söz konusu hâkimlerin kendilerinden, ne de Hâkimler ve Savcılar Kurulundan bir cevap alabildim.

k) 3 Kasım 2019 tarihinde yayınladığım “İlâhiyat Nereye Gidiyor?” başlıklı makalemde (28), ilâhiyat fakültelerine pek çok ağır eleştiri yönelttim. Ne bu fakültelerin dekanlıklarından, ne de bu fakültelerin öğretim üyelerinden bir cevap alabildim.

l) 8 Kasım 2019 tarihinde yayınladığım “İlâhiyat Nereye Gidiyor? (2)” başlıklı makalemde (29), sosyal bilimler enstitülerinin ilâhiyat alanındaki yüksek lisans ve doktora programlarına yönelik pek çok eleştiri dile getirdim; bir cevap alamadım.

m) 25 Kasım 2019 tarihinde yayınladığım “Akademinin Değersizleşmesi Üzerine” başlıklı makalemde (30), Türkiye’de üniversitelere ve YÖK’e ilişkin pek çok eleştiri dile getirdim; -Biga İİBF’nin cevabı dışında-, bir cevap alamadım.

n) 3 Aralık 2019 tarihinde yayınladığım “Üniversitelere Girişte Tercih Yapmayan Aday ve Boş Kalan Kontenjan Olgusu Bize Ne Söyler?” başlıklı makalemde (31), Türkiye’de üniversitelere ve YÖK’e ilişkin pek çok eleştiri dile getirdim; bir cevap alamadım.

o) 7 Aralık 2019 tarihinde yayınladığım “Üniversitelerde Yabancı Öğrenci Sayısı Sorunu” başlıklı makalemde (32) YÖK’e ve çeşitli kurumlara ilişkin pek çok eleştiri dile getirdim; bir cevap alamadım.

ö) 4 Aralık 2019 tarihinde yayınladığım “İlahiyatçı Hukuk Doçentleri Geliyor (mu?): Hukuk Temel Alanında Doçentliğe Başvuru Koşulları Neden Değişti?” başlıklı makalemde (33), Üniversitelerarası Kurula eleştiriler yöneltip, çeşitli sorular sordum; bir cevap alamadım.

p) 8 Aralık 2019 tarihinde yayınladığım “2019-2020 Öğretim Yılında Öğrenim Ücretlerinin Belirlenmesine İlişkin Cumhurbaşkanı Kararı Resmî Gazetede Yayınlandı mı?” başlıklı makalemde (34), Cumhurbaşkanlığının 2019-2020 öğretim yılına ilişkin üniversite öğrenim ücretlerinin belirlemeyi unuttuğunu iddia edip, söz konusu kararın neden beş aydır Resmî Gazete yayınlanmadığını sordum; bir cevap almadım. (Makalemin yayınlanmasından 16 gün sonra söz konusu karar 24 Aralık 2019 tarihli Resmî Gazetede yayınlandı.

r) 17 Aralık 2019 ve 8 Ocak 2020 tarihlerinde “İslâm Hukukunun Değeri” konusunda yayınladığım iki ayrı makalede (35), İslâm hukuku hakkında çeşitli sorunlar ortaya attım ve Türkiye’de ki İslâm hukukçularına eleştiriler yönelttim; bir cevap alamadım.

s) 27 Aralık 2019 tarihinde yayınladığım “Cumhurbaşkanlığı Hükûmet Sisteminin Uygulamadaki Değeri: Bir Buçuk Yıllık Bir Bilanço” başlıklı makalemde (36), somut örnekler vererek Cumhurbaşkanlığının bir buçuk yıldır pek çok hukukî hata yaptığını, alması gereken bazı kararları zamanında veya hiç alamadığını örnekleriyle gösterip, Cumhurbaşkanlığına pek çok eleştiri yönelttim. Bir cevap alamadım.

ş) 9 Ocak 2019 tarihinde yayınladığım “Devlet Personel Başkanlığının Web Sitesi Neden Hâlâ Yayında?” başlıklı makalemde (37), 9 Temmuz 2019 tarihinde kapatılan Devlet Personel Başkanlığının web sitesinin hâlâ yayında olduğunu gözlemleyip bunun sebebini sordum; bir cevap alamadım.

* * *

Niçin adı geçen kişi ve kurumlar cevap vermiyor?

Benim yazılarımdan haberleri mi yok? Yazılarımı önemsemiyorlar mı? Yoksa verecek cevapları mı yok?

Geçmişte benzer durumda kendileriyle ilgili yazı yazdığım kişiler benim hakkımda cumhuriyet savcılıklarına şikayette bulunup, dava açtırıyorlar veya en azından sulh ceza hakimliklerine başvurarak ilgili yazımın yayınladığı internet sayfalarının erişimine engelleme getirtiyorlardı.

Yazılarımın muhatapları artık yazılarıma karşı susma yolunu seçtiler. Ne var ki susmaları, gerçekte yazılarıma karşı tepki duymadıkları anlamına gelmiyor. Bu ülkede tepki, samimî ve kamuya açık bir şekilde değil, sinsice gösterilir (38).

Oysa eleştiriye eleştiriyle cevap vermek gerekir. Ben düşüncelerimi samimî ve açık bir şekilde dile getirdim; makalelerimi kendi imzamla kendi sitemde yayınladım. Aynı şekilde, beni eleştirenler de, kendi isimlerini saklamadan ortaya çıkıp eleştirilerini kamuya açık bir şekilde dile getirmelidirler.

Eleştirilere zamanında açık bir şekilde tepki verilmemesi, tepki vermeyenlerin içinde öfke ve kin birikmesine yol açıyor (39). Türkiye’de adeta bir kin biriktirme kültürü var. Bu kültür ülkenin entelektüel hayatını zehirliyor. Eleştiriden korkmamak lazım. Eleştiri haksız ise, eleştirinin muhatabı ortaya çıkıp, eleştiren kişiye açıkça, “hayır yanılıyorsunuz, bu doğru değil, doğrusu şu” demeli. Eleştiriye verilen cevap tatmin edici değil ise, ilk eleştirin sahibi de cevabın neden tatmin edici olmadığını açıklamalıdır. Hakikate ancak böyle, yani, eleştiri-karşı eleştiri yoluyla ulaşılır. Pek çok yazımda zikrettiğim özdeyişi bir kez daha zikredeyim: “Barika-ı hakikat, müsademe-i efkardan çıkar (gerçeğin ışığı, düşüncelerin çarpışmasından doğar)”.

9. Teşekkür

Önsözün sonuna geldim. Bu makalelerin yazılması ve yayınlanması sürecinde bana yardımcı olan arkadaşlarım oldu.

Her zaman olduğu gibi Sibel Yılmaz, Salih Taşdöğen ve Yahya Berkol Gülgeç, makalelerimin düzeltmelerini fedakarca yaptılar. Üstelik çoğunlukla bu düzeltmeleri, çok acil olarak çok kısa bir sürede yaptılar. Onlara birkaç makalenin düzeltilmesinde Emrah Şimşir de katıldı. Düzeltme yapan arkadaşlarımın yaptıkları katkı, basit düzeltmelerden ibaret kalmadı; içerikte tutarsız olarak gördükleri yerleri de bana bildirdiler; bazen de konuyla ilgili bazı görüş, öneri ve eleştirilerini benimle paylaştılar. Yahya’ya, Salih’e, Sibel’e ve Emrah’a çok teşekkür ediyorum.

Değerli meslektaşım Veysel Dinler, “İlâhiyat Nereye Gidiyor? (2) İlâhiyatta Yüksek Lisans ve Doktora Sayıları Hakkında Gözlemler” ve “Cumhurbaşkanlığı Hükûmet Sisteminin Uygulamadaki Değeri” başlıklı makalelerimi okudu. Bu iki makaleyi hem düzeltti, hem de içeriğe ilişkin bazı gözlem ve eleştirilirini dile getirdi. Kendisine çok teşekkür ediyorum.

Teşekkür borcu olduğum kişiler arasında değerli dostum avukat Metin Kayaçağlayan önemli bir yer tutuyor. Makalelerimin tamamını veya benim istediğim kısımlarını, büyük bir özveriyle okudu ve uygulamada çalışan deneyimli bir hukukçu gözüyle inceledi. Yazdıklarımın bir davaya konu olup olamayacağını veya davaya konu olursa bunları nasıl savunabileceğimizi değerlendirdi. Çoğunlukla sayın Kayaçağlayan’ın önerilerine uydum; makalelerin bazı yerlerini çıkardım; bazı yerlerini yeniden kaleme aldım. Değerli dostum Kayaçağlayan’ın yaptığı değerlendirmeler bana güven verdi; onun incelemesinden geçen makalelerimi gönül rahatlığıyla yayınladım. Bu arada özellikle belirtmek isterim ki, Metin Kayaçağlayan, makalelerimin sadece hukukî risk analizini yapmakla yetinmedi, aynı zamanda makalelerimin genel uygunluğunu denetledi; makalelerimdeki zayıf, tutarsız veya aşırı yanları bana gösterdi. Değerli dostum Metin Kayaçağlayan’a yaptığı bütün katkılar için çok teşekkür ediyorum.

Hâliyle makalelerimdeki hataların ve kusurların sorumluluğu, yukarıda isimlerini zikrettiğim arkadaşlarıma değil, bana aittir. 15 Şubat 2020. K.G.



ÖNSÖZÜN DİPNOTLARI
(1) Bu makale aşağıda 101-126’ncı sayfalar arasında yer alan 14’üncü makaledir. Özellikle 122’nci sayfadaki 27’nci dipnota bakılabilir.

(2) İstisnaen bu kitapta yer alan “Hukukun Siyasetle İmtihanı-2” başlıklı 10’uncu makale, daha sonra Türkiye Günlüğü dergisinde (Sayı 139, Yaz 2019, s.20-29) ve “Akademinin Değersizleşmesi Üzerine” başlıklı 27’nci makale yine Türkiye Günlüğü dergisinde (Sayı 140, Güz 2019, s.5-23), adı geçen Derginin editörü sayın Mustafa Çalık’ın ricası ve benim iznim üzerine yayınlanmıştır. “Hukukun Siyasetle İmtihanı-1” başlıklı makale zaten bundan 13 yıl önce adı geçen Dergide (Sayı 89, Yaz 2007, s.5-16) yayınlanmıştı. İlki 1999 yılında olmak üzere bugüne kadar Türkiye Günlüğü dergisinde 16 makalem yayınlanmış. 21 yıldır, bazıları oldukça tartışmalı konularda yazılmış olan makalelerime cesurca ve cömertçe sayfalarını açan Türkiye Günlüğü dergisine karşı vefa borcumun olduğunu düşünüyorum.

(2) 2019 yılında yayınladığım makalelerin bir çoğunun okuyucu sayısı onbini geçti. Bazı veriler için aşağıda XXVII’nci sayfaya bakınız. Makalelerimin yayınladığı anayasa.gen.tr’nin 2019 yılının son aylarında aylık ziyaretçi sayısı yüz binin üzerine çıktı. Sitenin trafiği semrush.com, similarweb.com, seoreviewtools.com, sitechecker.pro gibi sitelerden kontrol edilebilir. Türkiye’de aylık bu sayıda okuyucuya sahip bir hukuk dergisinin olduğunu sanmıyorum.

(4) Kemal Gözler, “Sigara Haram mı?”, http://www.anayasa.gen.tr/sigara-haram-mi.htm, 20 Şubat 2019; Kemal Gözler, “Sigara Haram mı? (2): Eleştirilere Cevaplar”, http://www.anayasa.gen.tr/ sigara-haram-mi-2.htm, 13 Mart 2019; Kemal Gözler, “Hukuk-Fıkıh İlişkisi: İslam Hukukçusu Kimdir?”, http://www.anayasa.gen.tr/hukuk-fikih.htm, 19 Mart 2019; Kemal Gözler, “Hayrettin Ka-raman'a Cevaplar”, http://www.anayasa.gen.tr/karamana-cevaplar.htm, 28 Mart 2019.

(5) Otosansür konusunda abartıyor muyum? Geçmişte yazdıklarımdan dolayı hakkımda Uludağ Üniversitesi Rektörlüğü ve YÖK tarafından disiplin soruşturmaları, savcılıklar tarafından ceza soruşturmaları ve iki de ceza davası açıldı. Yazdığım üç kitabın erişimi sulh ceza hakimliği kararıyla engellendi. Dolayısıyla otosansür ihtiyacını gerekçelendiren ciddi sebeplerim var.

(6) Aşağıda 1 ilâ 5’inci sayfalar arasında yer alan 1’inci makaledir.

(7) Örneğin Yahya Berkol Gülgeç, “Hukuk Bir Yere Gitti mi?”, Anayasa Hukuku Dergisi, Cilt 8, Sayı 15, Yıl 2019, s.171-192; Dinçer Demirkent, “Anayasasızlık ve Anayasa Hukuku Bilimi”, Duvar, https://www.gazeteduvar.com.tr/yazarlar/2018/12/13/anayasasizlik-ve-anayasa-hukuku-bilimi/, 13 Aralık 2018; Murat Sevinç, “Kemal Gözler Sordu: Anayasa Hukuku Nereye Gidiyor? Bir Yanıt Çabası… (1)”, http://www.diken.com.tr/kemal-gozler-sordu-anayasa-hukuku-nereye-gidiyor-bir-yanit-cabasi-1/, 15 Aralık 2018; Murat Sevinç, “Burnunun Üzerine Yumruk Yiyen Hukuk, Nasıl Bir Hukuktu? (2)”, http://www.diken.com.tr/burnunun-uzerine-yumruk-yiyen-hukuk-nasil-bir-hukuktu-2/, 22 Aralık 2018.

(8) Aşağıda 127-150’nci sayfalar arasında yer alan 15’inci makaledir.

(9) Altuğ Yalçıntaş, “Türkiye’de Bilimsel Suistimaller ve Kemal Gözler’e Cevap: Bir Bilimsel Suistimal Biçimi Olarak Hakem Sürecinde Yaşanan İhmaller”, T24, 2 Ekim 2019 (https://t24.com.tr/haber/turkiye-de-bilimsel-suistimaller-ve-kemal-gozler-e-cevap,842025).

(10) Aşağıda 175-184’üncü sayfalar arasında yer alan 17’nci makaledir.

(11) Aşağıda 219-234’üncü sayfalar arasında yer alan 21’inci makaledir.

(12) Emir Kaya, “Hukukçuluk Fetişi: Kemal Gözler Yanılıyor ve Yanıltıyor” başlıklı bir makale yayın-lamıştır. Makaleyi izleyen linkten okuyabilirsiniz: https://www.academia.edu/40639306/ (16 Ekim 2019).

(13) Aşağıda 235-244’üncü sayfalar arasında yer alan 22’nci makaledir.

(14) Aşağıda 349-384’üncü sayfalar arasında yer alan 27’nci makaledir.

(15) http://biibf.comu.edu.tr/arsiv/duyurular/profdr-kemal-gozlerin-akademinin-degersizlestirilm-r1196.html, 29 Kasım 2019.

(16) Aşağıda 385-398’inci sayfalar arasında yer alan 28’inci makaledir.

(17) Aşağıda 23-24’üncü sayfalar arasında yer alan 7’nci makaledir.

(18) Aşağıda 25-44’üncü sayfalar arasında yer alan 8, 9 ve 10’uncu makalelerdir.

(19) Aşağıda 79-100’üncü sayfalar arasında yer alan 13’üncü makaledir.

(20) Aşağıda 101-126’ncı sayfalar arasında yer alan 14’üncü makaledir.

(21) Aşağıda 127-150’nci sayfalar arasında yer alan 15’inci makaledir.

(22) Aşağıda 185-194’üncü sayfalar arasında yer alan 18’inci makaledir.

(23) Aşağıda 195-206’ncı sayfalar arasında yer alan 19’uncu makaledir.

(24) Aşağıda 207-218’inci sayfalar arasında yer alan 20’nci makaledir.

(25) Aşağıda 219-234’üncü sayfalar arasında yer alan 21’inci makaledir.

(26) Aşağıda 245-252’nci sayfalar arasında yer alan 23’üncü makaledir.

(27) Aşağıda 253-270’inci sayfalar arasında yer alan 24’üncü makaledir.

(28) Aşağıda 271-322’nci sayfalar arasında yer alan 25’inci makaledir.

(29) Aşağıda 323-348’inci sayfalar arasında yer alan 26’ncı makaledir.

(30) Aşağıda 349-384’üncü sayfalar arasında yer alan 27’nci makaledir.

(31) Aşağıda 399-403’üncü sayfalar arasında yer alan 29’uncu makaledir.

(32) Aşağıda 405-414’üncü sayfalar arasında yer alan 30’uncu makaledir.

(33) Aşağıda 441-458’inci sayfalar arasında yer alan 32’nci makaledir.

(34) Aşağıda 459-466’ncı sayfalar arasında yer alan 33’üncü makaledir.

(35) Aşağıda 471-518’inci sayfalar arasında yer alan bu kitapta 35 ve 36’ncı makalelerdir.

(36) Aşağıda 519-582’nci sayfalar arasında yer alan 37’nci makaledir.

(37) Aşağıda 583-586’ncı sayfalar arasında yer alan 38’inci makaledir.

(38) Bu açıdan benim bir makaleme karşı tepkisini, bir makale yazarak açıkça dile getiren sayın Emir Kaya’nın şu haklı gözlemini ve değerlendirmesini burada zikretmek isterim: “Aldığım tepkiler neticesinde Kemal Gözler’in son zamanlardaki makalelerinin bazılarında memnuniyete, bazılarında ise öfkeye sebep olduğunu gördüm. Hocamızdan duyulan rahatsızlığın aynı kanaldan -yani kamuya açık, mert ve yazılı eleştiri yoluyla- dile getirilmesi daha doğru olmaz mıydı? Sessiz öfke biriktirmenin sebebi neydi? Sessiz öfke biriktirenler muhataplarını umursamıyor görünürler fakat fırsat bulurlarsa kötülük yapmaktan da çekinmezler. Bu da sinsi ve habis bir kültür demektir” (Emir Kaya, “Türkiye’de Hukuk Sonradan mı Bozuldu? Yoksa Temelden mi Bozuk?”, https://www. academia.edu/41571766/, s.2 (9 Ocak 2020).

(39) Ibid.



YAYIN BİLGİLERİ
Kitabın Boyutları: 16,5 cm x 23,5 cm
Kapak: Karton
Cilt: Tutkal
Sayfa Sayısı: XXXII+656 s.
Kağıt: 1. Hamur, 70 gram
Baskı Tarihi: ŞUbat 2020
ISBN: 978-625-7983-79-2

Sipariş Adresi:
Ekin Yayın ve Dağıtım
Şehreküstü Mahallesi, Cumhuriyet Caddesi,
Durak Sokak No 2, Osmangazi - BURSA,
Tel: (0224) 223 04 37; 220 16 72; 223 04 37; Fax: (0224) 223 04 37;
E-Mail: info@ekinyayinevi.com
Online Satış: Ekin Yayınevi
Ekin Yayınevi: Kemal Gözler Kitapları
www.ekinyayinevi.com


COPYRIGHT
Copyright ve Sorumluluk
İktibas (Alıntı) Koşulları
Atıf (Kaynak Gösterme) Usulleri

KÜNYE
Editör ve İçerik Sağlayıcısı: Kemal Gözler
E-Mail:
twitter.com/k_gozler
Ana Sayfa: www.anayasa.gen.tr
Bu Sayfa: www.anayasa.gen.tr/turkiye-nereye-gidiyor.htm
İlk Yayın tarihi: 5 Mart 2020
Son Değişiklik: 6 Mart 2020